Resmî Gazete 6 Ekim 2026: AYM: Van'ın genel toplantı yasağı ihlal
Anayasa Mahkemesi, Van Valiliğinin 2019 yılında il genelinde tüm etkinlikleri yasaklayan kararına karşı yapılan başvuruda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Aynı sayıda AYM'nin başka kararları da yer alıyor: ihlal kararlarının yerel mahkemelerce zamanında uygulanmaması, özel güvenlik kartı iptaline bağlı iş akdi feshi ve ceza infaz kurumunda saçın zorla kesilmesiyle ilgili başvurular ayrı ayrı karara bağlandı. Çevre danışmanlık firmalarına ilişkin yönetmelik değişikliği ile işkolu tespit kararları da günün diğer kalemleri arasında.
Bu yazı, Resmî Gazete'de yayımlanan metinlere dayanan bilgilendirme amaçlı bir özettir; hukuki görüş yerine geçmez.
Van Valiliğinin il genelinde etkinlik yasağı hak ihlali sayıldı
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Van Valiliğinin 28/5/2019 tarihli kararıyla il genelinde bildirim şartına bağlı tüm etkinlikleri on beş gün süreyle yasaklamasına karşı yapılan başvuruyu inceledi. Valilik, açlık grevleri sonrası kamu düzeni ve millî güvenlik gerekçeleriyle bu yasağı getirmişti.
Mahkeme, Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi. Hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ilişkin iddia ise konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulundu.
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Van 2. İdare Mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasına karar verildi. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ile 40.487,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi. Altı üye karşıoy kullandı.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 8/1/2026 Tarihli ve 2021/56755 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
İhlal kararının geç uygulanması yeni bir ihlale yol açtı
Başvurucu, terör örgütü üyesi olmadığı hâlde örgüt adına suç işleme suçundan mahkûm edilmişti. Anayasa Mahkemesi, Deniz Yavuzcu ve diğerleri kararıyla bu mahkûmiyete ilişkin ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş, yeniden yargılama için dosyayı mahkemeye göndermişti.
Yerel mahkeme ise başvurucunun yeniden yargılama talebini yalnızca bazı suçlar yönünden kabul etti, terör örgütü adına suç işleme suçu açısından reddetti. Bu ret kararına yapılan itiraz da kesin olarak reddedildi.
Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının gereğinin zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ve bireysel başvuru hakkının yeniden ihlal edildiğine karar verdi. Başvurucuya net 100.000 TL manevi tazminat ile 42.220,60 TL yargılama gideri ödenmesine hükmedildi. İfade özgürlüğü ve toplantı hakkı yönünden beş üye karşıoy yazdı.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 8/1/2026 Tarihli ve 2023/91027 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
Gezi davasında yeniden yargılamanın başlatılmaması tartışıldı
Gezi Parkı davasının sanıklarından Tayfun Kahraman, Anayasa Mahkemesinin 31/7/2025 tarihli ihlal kararına rağmen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama sürecini başlatmadığını ileri sürerek ikinci kez bireysel başvuruda bulundu. İlk kararda, 18 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiği tespit edilmişti.
Okunabilen bölümlerde yer alan gerekçede, ihlal kararı sonrasında derece mahkemesinin yeniden yargılama yoluyla davayı esastan sonuçlandıran yeni bir hüküm kurması gerektiği, aksi hâlde önceki mahkûmiyet hükmünün hukuken geçerliliğini yitirdiği vurgulandı. Mahkemenin ihlal kararına uymaması durumunda başvurucunun hukuki dayanaktan yoksun bir hükme istinaden özgürlüğünden yoksun bırakılmasının kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ağır ihlali sonucunu doğuracağı belirtildi.
Kararın sonuç fıkrası OCR ile okunan bölümde yer almadığından burada aktarılamıyor; karar oy çokluğuyla alındı ve karşıoy gerekçelerine yer verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 2/4/2026 Tarihli ve 2025/57667 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
Güvenlik kartı iade edilen işçinin işe iade davasında gerekçe eksikliği
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan başvurucu, hakkındaki mahkûmiyet kararı nedeniyle güvenlik kartının iptal edilmesi üzerine işten çıkarılmıştı. Ancak Başsavcılığın itirazı üzerine ceza yargılaması değişti, başvurucu hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi ve güvenlik kartı yeniden düzenlendi.
İlk derece mahkemesi bu değişimi gözeterek işe iadeye karar verirken, Bölge Adliye Mahkemesi fesih tarihindeki koşulları esas alarak feshi hukuka uygun buldu ve ceza yargılamasındaki değişimi ile güvenlik kartının yeniden verilmesini değerlendirmedi.
Anayasa Mahkemesi, bu hususların Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Masumiyet karinesine ilişkin diğer iddia ayrıca incelenmedi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2021/29752 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
Tutuklunun saçının zorla kesilmesi kötü muamele sayıldı
Ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan başvurucu, saçını kesmeyi reddetmesi üzerine infaz ve koruma memurlarınca yere yatırılıp zorla saçının kesildiğini, bu sırada yaralandığını ileri sürdü. Kurum tutanaklarında ise başvurucunun saç uzunluğunun güvenlik zafiyeti oluşturduğu ve direnç gösterdiği belirtildi.
Anayasa Mahkemesi, tutuklu ve hükümlülerin saçlarının zorla kesilip kesilemeyeceğine ilişkin açık bir hukuki düzenleme bulunmadığını, saç uzunluğu ile kurum güvenliği arasında somut bir bağ kurulmadığını tespit etti. Bu nedenle kullanılan gücün kesin olarak gerekli olmadığı sonucuna varılarak insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verildi.
Olay hakkındaki ceza soruşturmasının, olaya tanık olduğu bildirilen kişinin dinlenmemesi ve kurum görevlilerinin ifadelerine aşırı önem verilmesi nedeniyle etkisiz kaldığı belirtilerek usul boyutunun da ihlal edildiğine hükmedildi. Yeniden soruşturma için dosya Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi, başvurucuya net 100.000 TL manevi tazminat ile 40.000 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar verildi.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2020/9501 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
Sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin reddi kabul edilemez bulundu
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışan başvurucu, FETÖ/PDY irtibatı gerekçesiyle güvenlik kartının iptal edilmesi üzerine işten çıkarılmış, ardından hakkındaki ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Başvurucu, bu nedenlerle 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olma şartını sağlayamadığını belirterek sürekli işçi kadrosuna geçirilme talebinde bulundu, talebi reddedildi.
Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin değerlendirmesinde bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunmadığı, başvurunun kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu gerekçesiyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verdi.
Beş üye karşıoy yazarak, başvurucunun çalışamama durumunun kendi iradesinden değil idarenin sonradan dayanağı zayıflayan güvenlik değerlendirmesinden kaynaklandığını, bu olgunun derece mahkemelerince değerlendirilmemesinin yargılamanın hakkaniyetini zedelediğini belirtti.
Kaynak: Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2022/75743 Başvuru Numaralı Kararı (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni ayrı sayfada okuyun (OCR ile okunmuş metin)
Çevre danışmanlık firmalarına yeni şartlar ve asgari fiyat düzenlemesi geldi
Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklikle çevre danışmanlık firmalarının yeterlik belgesi şartları yeniden düzenlendi. Firmanın tam süreli istihdam edilen, 4/5 oranında çevre mühendisi olarak belgelendirilen en az beş personelden oluşması, belirli mesleki tecrübe kademelerinin karşılanması ve ortaklık payının yüzde ellisinden fazlasının çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip kişilere ait olması şartı getirildi.
İşletmelerin aylık çevre yönetimi hizmeti alma süreleri, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği eklerindeki listelere göre belirlendi; EK-1 listesindeki işletmeler ayda en az iki iş günü, diğerleri en az bir iş günü hizmet almak zorunda. Aylık asgari fiyat, net asgari ücret üzerinden hesaplanan bir formülle yeniden belirlendi.
Aykırılık ve uygunsuzluk tanımları eklenerek, çevre izni veya lisansı olmadan faaliyet gösterilmesi gibi durumları bildirmeyen danışmanlık firmalarına idari para cezası uygulanması öngörüldü. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi; büro tescil belgesi ve sözleşme yenileme gibi bazı yükümlülükler için 1/1/2027 tarihine kadar geçiş süresi tanındı.
Kaynak: Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
İşkolu Tespit Kararları (No: 2026/62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca sekiz ayrı işkolu tespit kararı yayımladı. Kararlarla, çeşitli işyerlerinde yürütülen faaliyetlerin hangi işkoluna girdiği belirlendi.
Taşımacılık işkolunda soğukluk ve ulaştırma hizmeti, otopark ve garaj işletmeciliği, yük ve yolcu taşımacılığı ile havalimanı-otel arası kara yolu taşımacılığı yapan işyerleri tespit edildi. Bir öğretmenevi ve akşam sanat okulu Konaklama ve eğlence işleri işkolunda, bir otopark işletmesi ise özel güvenlik izni nedeniyle Savunma ve güvenlik işkolunda değerlendirildi.
Alüminyum profil üretimi yapan işyeri ile bağlı işyerleri Metal işkolunda sayıldı. Okul öncesi eğitim ve özel istihdam ofisi bölgesel istihdam aracılık hizmeti veren çok sayıda işyeri ise Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda tespit edildi. Kararların Resmî Gazete'de yayımlanmasına karar verildiği metinde belirtildi.
Kaynak: İşkolu Tespit Kararları (No: 2026/62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69) (Resmî Gazete, 6 Ekim 2026, sayı 33392)
Tam metni göster
Bu metin Resmî Gazete'deki görüntüden otomatik okunmuştur (OCR); okuma hatası olabilir, esas metin Resmî Gazete'dedir.
Günün diğer düzenlemeleri
- 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya İlleri ile Gaziantep İlinin İslahiye ve Nurdağı İlçelerindeki Özel Okullarda Öğrenim Gören ve Önceki Yıllarda Eğitim ve Öğretim Desteği Kapsamına Alınıp Öğretim Kademesini Tamamlamayan Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
- 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılında Organize Sanayi Bölgeleri İçinde ve Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Meslekî ve Teknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören/Görecek Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilmesine İlişkin Tebliğ
- Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2019/789 Başvuru Numaralı Kararı
- Anayasa Mahkemesinin 19/2/2026 Tarihli ve 2021/24997 Başvuru Numaralı Kararı
- Anayasa Mahkemesinin 12/5/2026 Tarihli ve 2022/102726 Başvuru Numaralı Kararı
- Anayasa Mahkemesinin 2/7/2026 Tarihli ve 2023/31244 Başvuru Numaralı Kararı