Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2010/5046 E. 2011/3619 K.

Yargıtay 2011-05-31 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2010/5046 E. , 2011/3619 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Asıl dava ve birleşen Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nin 2005/340 E.sayılı dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup; diğer birleşen davalar ise haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün(birleşen davalarda davacı) tüm, davacı şirketin(birleşen davalarda davalı) aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı şirketin (birleşen davalarda davalı), hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. ASKİ Genel Müdürlüğünce yayınlanan “Tarifeler Yönetmeliği” nin 23. maddesi hükmünde, su abonesi olmayan fakat kanalizasyondan yararlanan işyerleri su tüketip kirleteceklerinden atık su bedeline esas olarak; işyerinde çalışan insan sayısı ve işyerinin özellikleri ile emsal işyerlerinin su tüketimleri dikkate alınarak tüketecekleri su miktarı bulunarak, yürürlükteki tarifeye göre tahakkuk ve tahsilatı yapılacağı, 59. maddesinin (a) bendinde, kaçak su kullanan işyeri veya sanayi ise süre bakımından yukarıdaki esasa göre 44. maddeye göre saptanacak ortalama aylık tüketimin saptama tarihindeki işyeri tarifesinin altı katı cezası ile birlikte tahsil edileceği, bu maddenin yollamada bulunduğu 44. madde hükmünde de, güvence bedelinin hesaplanmasına esas su bedelinin, işyerinin ve sanayinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı ve üretimde suyun rolü dikkate alınarak, Büyük Ankara İçme Kullanma ve Endüstri Suyu Projesi’nin kabul ettiği kişi başına su tüketim miktarı baz alınarak su tüketileceği varsayılarak belirleneceği açıklanmıştır. Somut olaya gelince; asıl ve birleşen Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nin 2005/340 E sayılı davada, davacının oto yıkama faaliyetinde bulunduğu işyerinde abonesiz olarak kuyu suyu kullandığı gerekçesiyle tutanak düzenlendiği, davalı idare tarafından tahakkuk ettirilen bedelin ödenmesi istemiyle başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine diğer birleşen davaların açıldığı, yargılama sırasında bilgisine başvurulan hukukçu bilirkişinin raporu doğrultusunda davaların kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Kaçak su bedelinin yukarıda açıklanan yönetmelikte belirtilen yönteme göre, kaçak su kullanan birimin türüne, niteliklerine ve çalışan kişi sayısı esas alınarak belirlenmesinin gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece keşif yapılmış olmasına rağmen, işyerinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı ve üretimde suyun rolü, emsal işyeri tüketimleri araştırılmamış, yönetmeliğin 44.maddesinde, yıkama yerlerinde aylık 250 metreküp su tüketileceği belirtildiği gerekçesiyle, sadece bu miktarı esas alarak, diğer hususlar araştırılmadan, yönetmelik hükümlerine aykırı biçimde hesap yapan yetersiz bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalıya ait işyeri kayıtları incelenerek ve emsal karşılaştırması da yapılarak işyerinin büyüklüğü, çalışan personel sayısı, işyeri faaliyetinin yürütülmesindeki suyun rolü gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle işyerinde yıkama işinde kullanılacak aylık ortalama su ve atık su miktarı ve bulunacak atık su miktarına göre de davalıdan istenebilecek atık su bedelinin hesaplanması konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı şirketin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüne karar vermek gerekmiştir. 3-HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerektiği kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden; yargılama sırasında bilgisine başvurulan hukukçu bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır. Rapor düzenleyen bilirkişinin davanın konusunu oluşturan atık su bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı, bu nedenle bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. O halde, mahkemece dava dosyasının atık su bedeli hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek rapor düzenlettirilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru görülmemiştir. 4-İcra İflas Kanununun 67. maddesi hükmünde yazılı icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız çıkması yeterli olmayıp, aynı zamanda alacağın da likit ve muayyen olması, gerçek miktarının belirlenebilmesinin yargılamayı gerektirmemesi, bir başka deyişle alacak miktarının taraflarca önceden kararlaştırılmış veya borçlu tarafından yapılacak basit bir araştırma veya hesapla belirlenebilecek nitelikte olması gerekir. Haksız fiilden kaynaklanan davalarda hükmedilecek gerçek zarar miktarı yapılacak yargılama sonucunda mahkemece belirleneceğinden bu tür alacaklar likit ve muayyen değildir. O halde, birleşen itirazın iptali davalarında, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi dâhi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün (birleşen davalarda davacı) tüm, davacı şirketin (birleşen davalarda davalı) sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) , (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davacı şirket (birleşen davalarda davalı) yararına BOZULMASINA, peşin ödenen 614,40 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 2.381,57 TL harcın davalı ASKİ Genel Müdürlüğü’nden (birleşen davalarda davacı) alınmasına, peşin ödenen harcın istek halinde davacı şirkete (birleşen davalarda davalı) iadesine, 31.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.