7. Hukuk Dairesi 2011/7273 E. , 2012/4838 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 144 ada 8, 9, 16, 17, 19, 20 ve 29, 162 ada 56, 57, 77 ve 78, 230 ada 4 ve 5, 212 ada 1, 297 ada 2 ve 3, 276 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar Mustafa, ... Rıza ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve paydaşları dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan Musa İmamoğlu'na ait olduğunu, mirasının paylaşılmadığını öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 162 ada 56 ve 57, 212 ada 1, 297 ada 2 ve 3, 276 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davada davacı ... ve paydaşlarının 1.3.2011 tarihli oturumda HUMK'nun 151 maddesi hükmüne uygun olarak feragat ettikleri, kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğuracağı, feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal nedenin de öne sürülmediği anlaşılmakla bu parseller hakkında oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacı ...'dan alınmasına, Davacının 144 ada 8,9,16,17,19,20 ve 29, 162 ada 77 ve 78, 230 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı Musa İmamoğlu'ndan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın sağlığında dava konusu taşınmazları davalılara bağışlayarak zilyetliğini devredip devretmediği bağışlamadığının belirlendiği taktirde ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda, vurgulanan, hukuksal olgularda dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan, araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, ortak miras bırakanın taşınmazları bağışlayarak zilyetliğini devredip devretmediği bağışlamadığının tespiti halinde ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna, yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal, isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı, gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.