Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/5817 E. 2012/4056 K.

Yargıtay 2012-05-31 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/5817 E. , 2012/4056 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı 161,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafın miras bırakanı ile davacı adına tespit edilen taşınmaz miktarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesindeki sınırlamaların üzerinde olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Davacı tarafın miras bırakanı ...'ın 12.10.1973 tarihinde öldüğü ve davacı yararına da müstakil 20 yıllık zilyetlik süresinin tespit tarihine göre dolduğu, bu nedenle 40/100 dönüm araştırmasının davacı yönünden ayrıca yapılması gerektiği halde, bu hususun gözardı edilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, miras bırakanın ölümünden sonra yapılan muhtesatların kime ait olduğu yönünde toplanmıştır. Kural olarak yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Tarafların ortak miras bırakanı ...'ın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı, ancak; dava konusu taşınmaz üzerindeki uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 14.6.2011 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli bina inşaatının davacı, (B) harfi ile işaretli ev ve garajın ise davalı tarafından yaptırıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle belirlenmiştir. Paylaşmanın yapıldığını ispat yükü kendisinde olan davalı taraf paylaşmayı kanıtlayamamıştır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre; davanın davacının miras payı ile sınırlı olarak kabulüne, taşınmaz üzerindeki uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 14.6.2011 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli bina inşaatının davacı ..., (B) harfi ile işaretli ev ve garajın ise davalı ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.