7. Hukuk Dairesi 2010/7162 E. , 2011/5698 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 35, 103 ada 5, 26, 81, 109 ada 7, 115 ada 25, 47, 53 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 103 ada 26 parsel sayılı taşınmaz ... ... mirasçıları, 101 ada 35, 103 ada 5, 81, 109 ada 7, 115 ada 25, 47, 53 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... ve ... ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece 103 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle, dava konusu diğer taşınmazlar hakkında açılan davanın esastan reddi ile taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 101 ada 35, 103 ada 5, 81, 109 ada 7, 115 ada 25, 47, 53 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan, ...’tan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazların ... ve ... ... mirasçılarının miras payına isabet ettiği davacı ...'ın miras payına ise terekeye dahil dava dışı 109 ada 8, 102 ada 17, 115 ada 5 ve 51 parsel sayılı taşınmazların isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki Kadastro Hakimi doğru sicil oluşturmak zorundadır. 103 ada 26 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre 103 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iade edilmesine karar verilmesi gerekirken taşınmaz hakkında tespit gibi tescil hükmü kurulması isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. satırında “103 ada 81" sayı ve sözcüklerinden sonra gelen “26" rakamının çıkartılarak hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. satırının sonuna “tescillerine" sözcüğünden sonra gelmek üzere “dava konusu 103 ada 26 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasınma yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.