7. Hukuk Dairesi 2010/4381 E. , 2011/3317 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava ve temyize konu 235 ada 2 parsel sayılı 1148.22 m2 yüzölçümünde ilkokul binası ve arsası niteliğindeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına, aynı ada 3 parsel sayılı 1290.74 m2 yüzölçümünde fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz ..., aynı ada 4 parsel sayılı çay ve fındık bahçesi niteliğinde 985.97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ..., aynı ada 5 parsel sayılı dükkan ve tarla niteliğinde 48.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, adına tescil edilen 235 ada 1 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının kapsamında kalan bir bölüm taşınmazların davalılara ait taşınmazlar ile yolda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davalılar ..., ... ve ... aleyhlerine açılan davanın reddine, davalı Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 421,81 m2'lik bölümünün tapu kaydının iptali ile 235 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1563,33 m2 olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı yüzölçümü fazlasının dava konusu taşınmazlar içinde kalmadığı, sınırlarının çok eskiden beri değişmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ile dava konusu 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 7.9.1989 tarih 9 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları ve kayda esas sınır uzunlukları gösterilmiş harita yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde tapu eki harita ile kadastro paftasını çakıştırarak rapor alınmalı, yola kalan kısım var ise belirlenmeli, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.