5. Hukuk Dairesi 2009/11464 E. , 2010/42 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur. Ancak; Değer biçme yönünden bilirkişi raporları geçersizdir. Şöyle ki; 1-Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kıyasi emsallerden 4321 parselin alıcısı, Anonim Şirket olduğundan özel amaçlıdır. Yine kıyasi emsallerden 8777 parsel sayılı taşınmaz yol kenarında ve küçük yüzölçümlüdür. Yüksek değerle satın alınan bu taşınmazın alıcısı da emsalin kuzeyindeki yola cepheli ve büyük yüzölçümlü 8776 parsel sayılı taşınmazın paydaşıdır. Büyük yüzölçümlü 8776 parselin de aynı gün çok daha az bedelle satış işlemi gördüğü dikkate alındığında bitişik parsellerin aynı gün bu kadar farklı fiyata satılması karşısında emsal satışın diğer parsellerin yola çıkışını sağlamak için yapılan özel amaçlı satış olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkan tanınıp, gerektiğinde resen emsal celbedilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçersiz olan rapora göre hüküm kurulması, 2-Dava konusu taşınmazın kavşak projesi nedeniyle kamulaştırıldığı dikkate alındığında yola terkinine karar verilmesi gerekirken, idare adına tesciline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 11.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.