8. Ceza Dairesi 2008/401 E. , 2010/469 K.
"İçtihat Metni"Hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanma konusunda vaki talep üzerine yapılan inceleme sonunda; hükümlülüğüne dair (İSTANBUL) 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.7.2007 gün ve 1994/231 esas, 1997/112 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 17.1.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi:TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanığın mağdurun evini yakarak zarar vermesinin 5237 sayılı TCK.nun 151/1, 152/2-a madde ve fıkralarında tanımı yapılan suçu oluşturacağından, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, lehe yasa değerlendirmesi ve karşılaştırılmasının buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 170/1-a maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Uygulamaya göre de;
Sanık müdafiinin son savunmasındaki lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesini de kapsamasına karşın, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 21.1.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMEN KARŞI DÜŞÜNCE : Mahkemenin suçu tavsifinin yerinde olduğu düşüncesiyle (1) nolu bozma nedenine katılmıyoruz.