6. Hukuk Dairesi 2012/12451 E. , 2012/11665 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ...’un satın alan sıfatı olmadığından sıfat yokluğundan, dahili davalı ...’ya ise dava tarihinden sonra satış yapıldığından dava unsuru oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu taşınmazda pay sahibi olduğunu, davalının taşınmazdan pay satın aldığını iddia ederek önalım hakkı nedeniyle payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Yargılama aşamasında ise söz konusu payın 3. kişiye satılmış olması nedeni ile davasını yeni satın alan kişiye teşmil ettiğini bildirmiştir. Davalı ... cevap vermemiş, dahili davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur. Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HUMK.nun 186.maddesi (HMK.nun 125.maddesi) hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir. Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı, ilk satış bedeli daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Kötü niyet iddiasını ileri sürmesi halinde davacı iddiasını ispatla yükümlüdür. Olayımıza gelince; dava konusu edilen payın ilişkin olduğu 4654 ada 1 nolu parselin paydaşlarından Zeynep Canan Yılmaztürk taşınmazdaki 392/1219 olan payını 09.11.2009 tarihinde 20.000-TL bedelle davalı ...’a satması üzerine davacı 12.03.2010 tarihinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiş iken, söz konusu payın yargılama sırasında davalı tarafından 25.03.2010 tarihinde 42.000 TL bedelle dahili davalı ...’ya satılması nedeniyle, davacı 06.12.2010 tarihli dilekçesi ile davasını payı satın alan yeni malike teşmil ettiğini bildirmiştir. Davacı 1086 sayılı HUMK.nun 186.maddesi gereğince davayı yeni paydaşa yönelttiğinden mahkemece, yeni malike yöneltilen davaya devam edilerek yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.