Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2012/4766 E. 2012/5624 K.

Yargıtay 2012-09-06 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2012/4766 E. , 2012/5624 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 323 ada 7 parsel sayılı 276,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece özetle “yeniden keşif yapılarak taşınmazın dere yatağı ve etkisi altında olup olmadığının belirlenmesi“ gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi gereği tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalı taraf 28.06.2011 tarihli bozma ilamına esas olan temyiz dilekçesinde dava ve temyize konu taşınmaza ilişkin olarak 1955 tarihli tapu kayıtlarının bulunduğunu belirtmişler, bu belirtimlerini de 26.11.1955 tarih 54 sayılı tapu kaydını dosya içine sunarak doğrulamışlardır. Böylesi bir durumda ise tapu kaydına dayanan davalıların tapu kaydının tarih ve sayısını açıkça bildirdiklerinin kabulü gerekmekte olup dayanak tapu kaydının uygulanması delillerin değerlendirilmesi açısından zorunluluk arz etmektedir. Nitekim mahkemece yapılan keşif sırasında davalı dayanağı tapu kaydı yerel bilirkişi eliyle uygulanmış ise de yapılan uygulama ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; davalı tarafın tutunduğu 26.11.1955 tarih 54 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi mahkemece de hüküm gerekçesinde tapu kaydına yönelik bir tartışma yapılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz . O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu 26.11.1955 tarih 54 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı varsa haritaları da esas alınarak tereddütsüz belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ... ve ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 06.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.