Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/9613 E. 2012/10075 K.

Yargıtay 2012-06-08 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/9613 E. , 2012/10075 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 tarih ve 2010/335-2011/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, Almanya Dortmund Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 22.10.2008 tarihli 7 O 429/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu Almanya Dortmund Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. Oryal Ertan’ın temsil ettiği ve kararın 15.12.2008 tarihinde adı geçene vekile tebliğ edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki vekiline tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.