11. Hukuk Dairesi 2010/7729 E. , 2012/9490 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/134-2009/654 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... ile ihbar olunanlardan 1-T.C.Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili Av. .... ile 2-... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların 24.03.1995-22.05.1996 tarihleri arasında bankanın yönetim kurulu üyeliğini yaptıklarını, anılan dönemde kanun ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmediklerini, bankacılık ilke ve geleneklerine aykırı davrandıklarını, hatalı kararlar ve usulsüz açılan krediler nedeniyle bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 26.666.187.139.563 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı TMSF vekili, taraf sıfatı ile verdiği beyanında, TMSF’nin davalı olarak tek başına davada yer almasının hukuka uygun olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, davacının atanan yöneticilerin kasıt, kusur ya da ihmalleri ile bankanın zararına neden olduklarını ve oluşan zararın miktarını ispatlayamadığı gibi davacı tarafça bankayı zarara uğratacak herhangi bir işlem ve eylemin de ortaya konmadığı, bankanın zaten zararda olduğu, atama suretiyle görevlendirilen yöneticilerin yasalara aykırı eylemlerinin de tespit edilememesi karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmasına, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.