7. Hukuk Dairesi 2011/6184 E. , 2012/3675 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 235 ada 6 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 1937.12 m2 ve 3971.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı, zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu 235 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik, davacı ... dava konusu 235 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davaların kabulüne, dava konusu 235 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına, dava konusu 235 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. 1-Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Gerçekten bu olgu usulün 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de duraksamasız vurgulanmıştır. Kabül kayıtsız ve koşulsuz olmalıdır. Davalılardan ... 12.01.2010 günlü oturumda, davalılardan ... ile ... ise 07.04.2011 günlü keşifte usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen beyanlarında sözü edilen taşınmazlar hakkındaki davayı kabul ettiğini duraksamasız, kayıtsız ve koşulsuz açıklamışlardır. Kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden de öne sürülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...'ın dava konusu 235 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Davalılar ..., ... ve ...'ın dava konusu 235 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davaya konu 235 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ... yararına, 235 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ... yararına tespit gününde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanı olaylara dayanmayan soyut nitelikte ve gerekçesiz sözlerden ibaret kalmış, ayrıca mahalli bilirkişi beyanı ile tespitteki olgu çeliştiği halde tespit bilirkişileri dinlenmemiş, taşınmaz üzerinde zilyetlik araştırması yapılmayarak eksik araştırma ve soruşturma sonucu hüküm oluşturulmuştur. O halde mahkemece yöreyi iyi bilen, el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, vergi kayıtları dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de dava konusu 235 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların paylı olarak tespit edildiği, davalılardan ...'ın 12.01.2010 günlü oturumda, davalılardan ... ile ... ise 07.04.2011 günlü keşifte kendilerine yöneltilen davayı kayıtsız ve koşulsuz olarak kabul ettikleri dikkate alınarak adlarına tescil edilen payın davacılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmemesi dahi isabetsiz olup, davalılardan ..., ... ile ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.