Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/7961 E. 2012/2415 K.

Yargıtay 2012-04-03 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/7961 E. , 2012/2415 K.

"İçtihat Metni"

BİRLEŞEN DAVA Mahkemesi : Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.03.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden Metron Yapı ve Proje Taah.Tic.A.Ş. vekili Av.... ... ile ... Beton Elemanları San.Ür. Tic.A.Ş. vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen BEDAş Genel Müdürlüğü vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Asıl ve birleşen davalar, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalıların hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 2011/7961-2012/2415 S.2

Ayrıca, tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan, kesinti(inkıta)süresi belirlenemez ve bu nedenle de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez. Öte yandan, zarar gören tarafından zararı giderebilmek için kullanılan kablo ve ek muflar toplu satın alınıp, satın alındığı zaman kabul testleri yapıldığından oluşan zarar nedeniyle yeniden kablo test bedeli de istenemez. Ancak, kablo test bedeli malzemenin test edilmesinden ziyade, montaj işçiliğinin kontrolü bakımından yapılan testler için talep ediliyor ise, bu testlerin özel donanımlı araçlar ile elektrik mühendisleri tarafından dava dışı kişilere ücret karşılığı yaptırıldığının ispatlanması halinde talep edilebilir. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ödediği ücretler, bir başka deyişle genel idare giderlerine, test bedeline ve satılamayan enerji bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine, kablo test bedeline ve satılamayan enerji bedeline yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda hüküm oluşturulmuştur. Yasal düzenlemelere aykırı olarak düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya test bedeli için harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve kablo test bedeli harcaması yapıldığının kanıtlanması halinde dosya yeniden uzman bilirkişiye verilmeli, zarar kalemleri içerisinde satılamayan enerji bedelinin hesaplamaya dahil edilemeyeceği bilirkişiye hatırlatılmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalıların temyiz itirazlarının bu yönlerden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

2011/7961-2012/2415 S.3

3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince, mahkemece zararın meydana gelmesinde davalıların sorumlu oldukları kabul edilerek karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, bilirkişi konusundaki yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir. HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Davaya konu olayda; davacı, davalılar tarafından yapılan brodür ve tretuvar döşemesi sırasında kabloya hasar verildiğini öne sürmüştür. Mahkemece davalıların kusurunun araştırılması yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, davalı şirketlerin el ile kazı ve dolgu yapmalarına karşın, davalı belediyenin ise makine ile kazı yaptığı, kablolara el ile yapılan imalat nedeniyle zarar verilmesinin mümkün olmadığı, makine ile kazı yapanın belediyenin zarar verdiği, bu nedenle meydana gelen hasardan davalı belediyenin sorumlu olduğu, davalı şirketlerin sorumluluklarının bulunmadığı açıklanmış, mahkemece rapora aykırı biçimde hasardan davalı şirketlerin sorumlu oldukları kabul edilerek karar verilmiştir. Davaya konu olayda hasardan davalı şirketlerin sorumluğu olup olmadıkları hususunun değerlendirmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğunu göstermektedir. Yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hâkiminin aynı bilirkişi kurulundan ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile değerlendirme yapması ve bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. O halde, derin kazı işinin kimin tarafından yapıldığının davalı belediyeden sorulması, davalı ... ile davalılar arasındaki yazışmalara ilişkin belgeler de incelenerek davalıların derin kazı işiyle ilgileri olup olmadıklarının duraksamasız belirlenmesi, bu hususların ./.

2011/7961-2012/2415 S.4

değerlendirilmesi için aynı bilirkişi kurulundan ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, raporlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişkinin giderilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru görülmemiş, davalıların temyiz itirazlarının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalılara iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirketler yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı şirketlere verilmesine, 03.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.