7. Hukuk Dairesi 2012/80 E. , 2012/638 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 254 ada 29 parsel sayılı taşınmaz davalı ... ve paydaşları adına, 254 ada 36, 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 254 ada 42 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 254 ada 43 ve 46 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 254 ada 38 ve 47 parsel sayılı taşınmazlar davalı Alahattin Çorum adına, 254 ada 41, 44, 48, 49, 28, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 37, 53 ve 255 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar ayrı ayrı ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ölü ... ve ... adlarına miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... 254 ada 53 parsel sayılı taşınmaza miras yoluyla gelen hakka dayanarak, davacı ... tüm taşınmazlara tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı ...'in tutunduğu Haziran 1281 tarih 142 sayılı sicilden gelen 24.4.2003 tarih 11 sayılı ve Şubat 1930 tarih 108 sayılı sicilden gelen 18.6.1965 tarih 73 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı, tapu kaydı uysa bile hukuki değerini yitirdiği, taşınmaz üzerinde davacı ve babasının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi keşif mahallinde yapılan uygulama da son derece yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, davacı ve murislerinin payları açısından tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, bir kısım davalıların duruşma sırasında nizalı taşınmazların dedeleri zamanında taksim yapıldığı yönündeki beyanları dikkate alınarak davacı taraf ile davalıların miras bırakanları arasındaki ırsi ilişki tespit edilerek yöntemine uygun şekilde dava konusu taşınmazların paylaşılıp paylaşılmadığı belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.