Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/6977 E. 2012/514 K.

Yargıtay 2012-02-07 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/6977 E. , 2012/514 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 31.01.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ASKİ Genel Müdürlüğü vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... Spor Eğlence Ltd.Şti. vekili A.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Asıl ve bir kısım birleşen davalar, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti; diğer birleşen davalar ise, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali ile tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden kabul-kısmen kabul kararı verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince, bozma ilamı gereği mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen 02.06.2008 tarihli rapor ve ek raporlarda, kuyu suyu kullanımı nedeniyle atık su bedeli tahakkuk ettirilmeyeceği açıklanmış, rapora itiraz üzerine alınan 12.10.2009 tarihli inşaat mühendislerinden oluşan heyet tarafından düzenlenen ikinci rapor ve ek raporda ise, atık su bedeli birleşen davalar için ayrı ayrı 1.340,67 TL ve 3.384,44 TL olduğu belirtilmiş, davacının bu rapora itirazı üzerine alınan 22.11.2010 tarihli üçüncü bilirkişi raporunda da, atık su bedeli (atık suyun bir kısmının çim sulamasında kullanılmaması halinde) 2005 ila 2008 yılları tesisin çalışma sezonu esas alınarak 397.082,56 TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen, mahkemece son rapora aykırı biçimde, 12.10.2009 tarihli ikinci bilirkişi raporunda belirtilen atık su bedelleri benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir.Mahkemece ilk rapora itibar edilmemiş, ikinci rapor alınmıştır. Ancak ikinci rapor da yeterli görülmeyerek her iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla üçüncü bilirkişi raporu alındığı halde, buna da itibar edilmeyerek daha önce itibar edilmeyen ikinci bilirkişi raporunda belirtilen bedel esas alınıp hüküm oluşturulmuştur. Oysa daha önce itibar edilmeyen ikinci bilirkişi raporu üçüncü bilirkişi raporu ile desteklenmediğine göre, mahkemece eksik olduğu belirtilen hususlarda yeniden uzman bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Bilirkişinin asıl ve her bir birleşen dava için ayrı ayrı ve davalara konu tutanak tarihlerini esas alarak atık su bedeli hesaplaması yapması gerektiği, 2005 ila 2008 yılları tesisin çalışma sezonu esas alınarak hesaplama yapılamayacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle üçüncü bilirkişi raporu da bozma ilamında belirtilen hususları karşılamaktan uzaktır. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan olgular göz önüne alınarak, ziraat, inşaat ve havuz hesabından anlayan mühendis bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulundan atık su bedeli yönünden raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek yeni bir rapor alınması, asıl ve her bir birleşen dava için ayrı ayrı ve davalara konu tutanak tarihlerini esas alarak atık su bedeli hesaplaması yapılarak asıl davada davalı–birleşen davalarda davacı-kurumun tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılarak hesaplatılması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davalarda davacı-ASKİ Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacının vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde davalı-birleşen davalarda davacı-ASKİ Genel Müdürlüğüne iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-birleşen davalarda davacı-ASKİ Genel Müdürlüğü yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı-birleşen davalarda davacı-ASKİ Genel Müdürlüğüne verilmesine, 07.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.