Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/2842 E. 2012/501 K.

Yargıtay 2012-02-06 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/2842 E. , 2012/501 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 144 ada 3 parsel sayılı 2180.78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacılardan ... adına, 144 ada 4 parsel sayılı 1920.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davacılardan ... adına tespit edilmiştir. Davalılardan ...'in itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek 144 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların davalılar ... ve paydaşları adına tespitine karar verilmiştir. Davacılar ... ve ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 144 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların öncesinde davalıların miras bırakanı ...'e ait iken miras bırakanın 1965 yılında ölümünden sonra 1989 yılında dava konusu taşınmazların mirasçılardan İbrahim ... Temiz tarafından 3. kişi durumundaki davacılar ... ve ...'e satılarak zilyetliğinin devir ve teslim edildiği, satış tarihinden kadastro tespit tarihine kadar taşınmazlara malik sıfatıyla davacıların zilyet olduğu, ancak ... terekesi elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu dikkate alındığında mirasçıların birinin tek başına yaptığı bu satış geçersiz olduğu gibi, satın alan 3.kişi davacıların taşınmaz üzerinde müstakil zilyetliğinin kadastro tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız.fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsiz bulunmadığından davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; dava Kadastro Komisyonu kararına karşı açıldığına ve mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, mahkemece taşınmazların Kadastro Komisyonu kararı gibi tapuya tesciline yerine, tespit gibi tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 numaralı bendindeki "tespit gibi" sözcüklerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine "komisyon kararı gibi" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 06.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.