Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2011/4915 E. 2012/1049 K.

Yargıtay 2012-02-22 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2011/4915 E. , 2012/1049 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 02.03.2011 gün ve 2010/1503-2011/1202 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davalılar Hatice (... kızı) Üstündağ ve Hatice (İbrahim kızı) Üstündağ tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 121 ada 24 parsel sayılı 23.829.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, haricen satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalılar İbrahim kızı ... ile ... kızı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın miras bırakanı ... Üstündağ mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı tereke temsilcisi olarak atanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın miras bırakan ... Üstündağ'ın Yüksel dışındaki diğer mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar İbrahim kızı ... ile ... kızı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ... Üstündağ adına Mart 1971 tarihli tapu ile kayıtlı olduğu, davalıların satın aldıklarını belirttikleri 1983 yılında murisin ölü olduğunu, terekesinin elbirliği mülkiyeti gereğince tüm mirasçılara ait olduğuna göre tüm mirasçılarından satın alınması gerektiği halde davalıların tek bir mirasçıdan taşınmazı satın almış olmasının hukuken geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyleki; dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ... Üstündağ'ın Mart 1971 tarihli tapu ile adına kayıtlı iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, paylaşıldı ise satıcı Yavuz'un payına düşüp düşmediği hususlarında toplanmıştır. Kural olarak davacının miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacının miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının miras bırakan ... Üstündağ'ın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, muris ...'ten kaldığı sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, paylaşmanın yapıldığının anlaşılması halinde zilyet davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde düzenlenen koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin üzerinde durulmalı, paylaşma yapılmadığının belirlenmesi halinde muris ...'in mirasçılarından bir ya da birkaçının taşınmazı davalılara satmasının hukuken geçerli olmadığı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi mirasçılardan Yüksel Üstündağ'ın miras payının diğer mirasçılara dağıtılması dahi isabetsiz davalılar Hatice (... kızı) Üstündağ ve Hatice (İbrahim kızı) Üstündağ'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Ne var ki, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında bu olgu gözden kaçırılarak mahkemece verilen hüküm sehven onandığından davalıların yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizce verilen 02.03.2011 gün ve 2010 /1503 Esas, 2011/1202 karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin ödenen 38.20 TL karar düzeltme harcının ve daha önce ödenen 97.90 TL temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 22.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.