Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

5. Ceza Dairesi 2007/14536 E. 2011/25090 K.

Yargıtay 2011-12-07 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

5. Ceza Dairesi 2007/14536 E. , 2011/25090 K.

"İçtihat Metni"

Zimmet ve denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçlarından sanıklar ...., ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan sanıklar ...,...ve ...'ın mahkümiyetlerine, sanık ...'in beraetine dair, Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/03/2006 gün ve 2004/52 Esas, 2006/67 Karar sayılı hükümlerin sanıklar ....ve ... müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince koşulları bulunmayan sanık ...müdafiilerin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'a yüklenilen ve 765 sayılı TCK.nun 203. maddesinde düzenlenen denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçuna kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddelerinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 12.3.2004'den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca sanık ... hakkında belirtilen suça ilişkin davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki (4) numaralı bozma isteyen düşüncenin buna dair bölümüne iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesinin “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü Merkez Orman Dışı Deposunda görevli olan sanık ...'in çam tomrukta 1616 nolu istiften 1637 nolu istife ve sanık ...'nun çam maden direkte 86 nolu istiften 137 nolu istife kadar olan ebat listelerini yeniden düzenleyerek bu istifleri olduğundan farklı ve fazla göstermeye çalışmak şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanıklar .... haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, Sanık ... hakkında Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesine açılıp beraet hükmüyle sonuçlandırılan 2002/288 Esas ve 2005/22 Karar sayılı hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp bu dosya arasına getirtilip bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra, kamu görevlisi tarafından işlenebilen ve özgü suçlardan olan zimmet suçunun işlenişine iştirak eden, ancak kamu görevlisi olmayan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK.nun 40/2. maddesi uyarınca sadece azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği nazara alınarak, eyleminin bunlardan hangisine temas ettiğine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmeden asli fail olarak cezalandırılması ve zimmetine konu miktar olan 152.960.778 TL.nin esas alınarak adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, 765 sayılı TCK.nun 202/1. maddesinde öngörülen "zararın bir misli kadar para cezası"na yanlış anlam verilerek yazılı şekilde 305 TL adli para cezası olarak fazla tayini, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık ... yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, 25.07.2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun hükümleri de nazara alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Gerekçeli karar başlığında katılan kurumun gösterilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.