7. Hukuk Dairesi 2011/5769 E. , 2011/6029 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir. Miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 517. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Aynı Kanunun 539. maddesi hükmüne göre de miras açılınca mirasçılar mirasın tamamına sahip olurlar ve miras bırakana ait hak ve alacaklar, taşınır ve taşınmaz mallar kendiliğinden mirasçılara intikal eder. Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlüğüne ilişkin 864 Sayılı Kanununun 16. maddesi hükmüne göre de, mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2675 sayılı Kanunun 22/1. maddesi hükmüne göre, miras ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk Hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. 2644 Sayılı Tapu Kanununun miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 35. maddesi hükmünde ise, yabancı uyruklu gerçek kişilerin karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinebilecekleri açıklanmıştır. Somut olaya gelince dosya içeriğinde toplanan delillerden 31.03.1981 yılında vefat eden Yunanistan uyruklu miras bırakan ... çocukları davacıların da Yunanistan uyruklu oldukları anlaşılmaktadır. Miras bırakanın ölüm tarihinde ülkemiz ile Yunanistan arasında taşınmaz edinme yönünden karşılıklılığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tapu Kanunu'nun az yukarıda açıklanan hükmü ve karşılıklılık ilkesi terekede bulunan para ve taşınır malların edinilmesi yönünden uygulanamaz. Yasalarımızda yabancı uyrukluların para ve taşınır malları edinmesini yasaklayan başkaca bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu olgular gözetildiğinde taşınmazlar ile para ve taşınır mallar yönünden mirasçılar ve miras paylarının ayrı ayrı belirlenmesi, para ve taşınır mallar yönünden verilecek mirasçılık belgesinde yabancı uyruklu davalıların mirasçı olarak gösterilmesi ve kendilerine mirastan pay verilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, taşınmazlar ile para ve diğer taşınır mallar yönünden ayrı ayrı mirasçılık durumunun tartışılması, taşınmazlar dışındaki haklar yönünden davalıların mirasçı gösterilerek mirastan pay verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.