6. Ceza Dairesi 2010/10008 E. , 2011/44687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I. Sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı işlenen suçla ilgili hükmün incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yakınanın kilitleyerek park ettiği aracının kapısını tornavidayla açıp düz kontak yaparak çalan ve diğer suçlarda kullanan sanığın eylemi 765 sayılı TCY'nın 493/1, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu halde, 765 sayılı TCY'nın 494/1.maddesiyle hüküm kurulması ve suça doğrudan katıldığı halde 765 sayılı TCY'nın 64.maddesi yerine 65/3.maddesiyle uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
./..
-2- II. Sanık ... hakkında yakınan ... ...'e karşı eylem nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığına yakınanın adının yerinde Mahkemece eklenmesi olanaklı görülmüştür.
Suçun işlendiği 27.09.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’nun 492/7-son maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a karşı eylemler nedeniyle kurulan hükümler ile hükümlü ... hakkında tüm eylemlerden kurulan hükmün incelenmesinde;
1. Yakınan ...'ın 10.11.2003 tarihli oturumda, “olay günü yürürken bir aracın yavaşça arkadan geldiğini hissettiğini, baktığında aracın sağ ayağının içine doğru geldiğini gördüğünü, kaldırıma yaklaşacak diye düşünüp, kenara çekilmek istediğini, ancak sanık ...'in arabadan sarkarak elindeki çantayı çektiğini, kendisinin çekiştirdiğini, sanığın çekiştirdiğini ve çantayı koparıp aldığını ” açıklaması ile yakınan ...'nun 08.12.2003 tarihli oturumda “ yürürken arkadan bir araç geldiğini, bir kişinin arabanın camından sarkarak omuzundaki çantaya asıldığını, onun çekiştirdiğini, kendisinin bırakmadığını, çantanın koptuğunu alıp götürdüklerini, yere düşmediğini, sadece itme olduğunu ” açıklaması karşısında; sanık ...'ın eylemlerinin sübutu halinde yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden görevsizlik kararı yerine duruşmaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
./..
-3-
2. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2004 gün, 2003/894-2004/442 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 03.10.2005 günlü ilamında, sanık ... ile ilgili olarak, “ süresinden sonra sanık tarafından yapılan temyiz inceleme isteğinin CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede ise 5328 sayılı Kanun geçici 1. maddesi gereğince 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanun Yürürlük ve Uygulanması şekli hakkında kanunun 5349 Sayılı kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın temyiz isteği reddedilen sanık ... içinde geçerli sayılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp, 11.07.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 24.05.2004 günlü hükümlülük kararının adı geçen sanık yönünden temyiz isteği reddedilerek kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, yasal sürede temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve hükümlü ...'ün temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlü ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün
./..
-4- açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine göre sanık ...'ın kazanılmış hakkının korunmasına, 01/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...