4. Hukuk Dairesi 2010/4833 E. , 2011/4953 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...'a velayeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 20/06/2005. gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... davalılardan ... ve ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalılardan ... ile ...'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır. 2-Davalı ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat istemi reddedilmiş; manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ... davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden; ...'ın sürücüsü olduğu aracı yavaşlatıp yerel seçim propaganda afişlerini sokağa attığı sırada, sürücüsü olduğu aracın, yola dökülen afişleri toplamak için yola giren 6 yaşındaki davacının elinin üzerinden geçtiği, davacının 60 günde iyileşecek biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın gelişim biçimi, tarafların kusur durumu, yaralanmanın derecesi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b)Diğer davalı ...'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava konusu kazaya karışan araç, trafik sicilinde adı geçen davalı adına kayıtlı değildir. Karayolları Trafik Yasası'nın 3 ve 19. maddeleri gereğince trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de işletenin kayıt sahibinden başkası olmasını engelleyen bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Ancak, trafik sicilinde araç sahibi olarak görünen kişiden başkasının işleten olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Dava konusu olayda davacı, davalılardan ...'nin işleten olduğunu kanıtlamaya yönelik bir kanıt sunmamıştır. Kaldı ki davalı da aracın işleteni olmadığını savunmuştur. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ... hakkındaki istemin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... ile ... yararına BOZULMASINA; davacının tüm, davalılar ... ile ...'nin öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.