1. Ceza Dairesi 2009/715 E. , 2011/1960 K.
"İçtihat Metni"TEBLİĞNAME : 1-B/2008/260091
Yekdiğerini silahla yaralamaktan sanıklar ... ve ..., izinsiz silah taşımaktan adı geçen sanık ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/03/2008 gün ve 48/140 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müşteki-sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ...'in sıfatı ve temyiz isteminin kapsamına göre, sanık ...'in kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerle ilgili sınırlı olarak yapılan incelemede; 1) Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılmakla, kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak, 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinin yasal olarak uygulanması olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir. 2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçunun niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin cezanın teşdiden verilmemesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, a) Sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), b) Sanığın kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın, mağduru tabancayla biri alın soldan, biri sağ gluteus bölgesinden, biri karın sağ üst kadrandan üç isabetle duedonumda, jejunumda ve midede yaralanma oluşturur, jejunumun 5 cm.lik kısmının rezeke edilmesine sebebiyet verir ve yaşamsal tehlikeye neden olur şekilde yaraladığı olayda, kullanılan vasıtanın elverişliliği, isabet sayısı, hedef alınan bölgelerin ve yaraların niteliği ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, sanığın fiili ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, suç vasfının yaralama olarak kabul edilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK. ile 765 sayılı TCK.nun olayla ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde uygulanması, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması gerektiği düşünülmeksizin, ilgili maddelerdeki cezaların alt ve üst sınırları nazara alınarak değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 31/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.