7. Hukuk Dairesi 2010/3898 E. , 2010/4038 K.
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi Y A R G I T A Y İ L A M I Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi müdahil davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 106 ada 68, 70, 71, 81, 82 ve 95 parsel sayılı 14405,58, 2456,81, 40600,62, 19588,14, 7243,31 ve 9172,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 86, 87, 93, 105 ve 109 parsel sayılı 20958,33, 29348,49, 30275,86, 4990,20 ve 6991,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 111 parsel sayılı 12484,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 106 ada 116 ve 119 parsel sayılı 7466,87 ve 5060,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 108 ve 114 parsel sayılı 36004,41 ve 9066,74 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 4, 13, 15 ve 126 parsel sayılı 24784,91, 3657,40, 2329,07 ve 15956,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 62 parsel sayılı 3690,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalılar..., ..., ..., ... ile dava dışı ... adına, 106 ada 113 parsel sayılı 8838,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı ... adına, 106 ada 117 parsel sayılı 14957,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise dava dışı...., ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında hazine, davacı ile aynı nedenlere dayanarak davaya katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece 106 ada 68, 70, 71, 81, 82, 95, 86, 87, 93, 105, 109, 111, 116, 119, 108, 114, 4, 13, 15, 126 ve 62 sayılı parsellere yönelik davanın reddine, 106 ada 113 ve 117 sayılı parsellere yönelik davanın ise husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, 16.Hukuk Dairesinin 19.12.2008 tarih ve 2008/8658-8130 E-K. sayılı ilamı ile onanarak davacı ... yönünden verilen karar kesinleşmiştir. Ağrı Kadastro Mahkemesinin 2006/598-2008/304 E-K sayılı dava dosyasında, Dairemizin 11.2.2010 tarih ve 2009/8252-2010/582 E-K sayılı eksik iade kararımız gereğince temyiz incelemesine konu iş bu mahkeme kararı katılma talebi reddedilen hazineye tebliğ edilmiş ve hüküm, hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece hazinenin katılma isteminin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya içinde toplanan delillere uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir. Hazine, görülen davaya, taşınmazların mera olduğunu öne sürerek katılma talebinde bulunmuştur. Taşınmazların mera olan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu nitelikteki taşınmazların kişiler adına tespit ve tesciline karar verilemeyeceği gözetildiğinde, hazinenin kadastro mahkemesinde görülen bu davaya katılma isteminin yerinde olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca hazinenin davaya katılma isteminin kabulüne karar verildikten sonra taraflar ve katılan ... tarafından gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, taşınmazın, gerçek niteliğinin, tapu kaydı ile veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, bu araştırmaların mahkemece kendiliğinden yapılması ve katılan davacı ... yönünden karar kesinleşmediği anlaşıldığından dava konusu taşınmazların tutanak asılları davalıdır şerhi verdirilerek dosya içine getirtildikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, deliller toplanmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi 106 ada 4 ve 113 parsel sayılı taşınmazların Ağrı Kadastro Mahkemesinin 2006/598 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduklarına göre HUMK'un 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın varlığı halinde davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi dahi isabetsiz, katılan davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 24.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.