7. Hukuk Dairesi 2010/3897 E. , 2010/4039 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve katılma talebi reddedilen hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 106 ada 4, 6, 69, 80, 89, 91, 96, 100, 102, 113, 123, 125 ve 115 ada 5 ve 48 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 106 ada 4 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 106 ada 6, 123 ve 125 ve 115 ada 48 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 69, 80, 89 ve 102 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 106 ada 91, 96 ve 113 parsel sayılı taşınmazlar davalı... adına, 106 ada 100 parsel sayılı taşınmaz davalı ... ve paydaşı adına, 115 ada 5 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... adına, 106 ada 110 ve 120 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ...adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında hazine davacı ile aynı nedenlere dayanarak davaya katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece 115 ada 5 parsel yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, 106 ada 6, 69, 80, 89, 91, 96, 100, 102, 110, 120, 123 ve 125 ve 115 ada 48 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın HUMK’un 414. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1 maddesi gereğince reddine, 106 ada 6, 69, 80, 89, 91, 96, 100, 102, 110, 120, 123 ve 125 ve 115 ada 5 ve 48 parsel sayılı taşınmazların tesPit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve katılma talebi reddedilen hazine tarafından temyiz edilmiştir. 1-İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme ulaşabilmesi için dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olduğu dava dosyasının keşfe hazır hale geldiği davacı tarafın kendisine verilen makul önel içerisinde keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmediği, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı, gerçekten tespitin aynı Yasanın 5. maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı dikkate alındığında aynı Yasanın 36. maddesi hükmüne göre davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 82,80 TL harcın davacı ...'ye iadesine, 2-Katılan davacı hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hazinenin katılma isteminin reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya içinde toplanan delillere uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve soruşturma da hüküm vermeye yeterli değildir. Hazine, görülen davaya, taşınmazların mera olduğunu öne sürerek katılma talebinde bulunmuştur. Taşınmazların mera olan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu nitelikteki taşınmazların kişiler adına tespit ve tesciline karar verilemeyeceği gözetildiğinde, hazinenin kadastro mahkemesinde görülen bu davaya katılma isteminin yerinde olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca hazinenin davaya katılma isteminin kabulüne karar verildikten sonra taraflar ve katılan ... tarafından gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, taşınmazın gerçek niteliğinin, tapu kaydı ile veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, bu araştırmaların mahkemece kendiliğinden yapılması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, deliller toplanmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi 106 ada 4 ve 113 parsel sayılı taşınmazlar Ağrı Kadastro Mahkemesinin 2006/599 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduklarına göre HUMK'un 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında hukuki ve fiili irtibatın varlığı halinde davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi dahi isabetsiz, katılan davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 24.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.