8. Ceza Dairesi 2008/3265 E. , 2010/9060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü: Tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamı kararın gerekçe kısmında gösterildiğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır. 1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderacatına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanığın müştekiler ... ve Şengül Kıcohasan'a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA), 2- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: a- Suç tarihindeki yasal düzenlemeler gözardı edilerek temel adli para cezasının 450 Türk lirası yerine 489 Türk lirası olarak fazla tayini, b- 5237 sayılı TCK.nun 7/2 madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında; tekerrürden dolayı ceza artırımı öngörmeyen 5237 sayılı Yasanın, tekerrür halinde hükmolunacak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve infazdan sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına ilişkin infaz rejimi kurumu olarak düzenlenen 58. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme kabul edilerek ve aynı yasanın 50. maddesinin, 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre lehe seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesine uygun olarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden (BOZULMASINA), 23.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.