Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

Birinci Bölüm 2014/7845 E. K.

AYM 2018-03-21 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MURAT YILDIRIM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/7845)

Karar Tarihi: 21/3/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul

süreyi aşması, hüküm verildikten sonra tahliye taleplerinin incelenmemesi

nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın adil bir

şekilde yürütülmemesi nedeniyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 16/9/2008 tarihinde gözaltına alınmış, 19/9/2008

tarihinde suç işlemek için örgüt kurmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak

suçlarından tutuklanmıştır.

7. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/11/2008

tarihli iddianame ile başvurucu hakkında suç işlemek için örgüt kurmak ve

uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası

açılmıştır.

8. Davanın görüldüğü (CMK mülga 250. madde ile görevli) İstanbul

9. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonucunda 17/1/2013 tarihli kararıyla

başvurucunun suç işlemek için örgüt kurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis, uyuşturucu

madde ticareti yapma suçundan 24 yıl 12 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezasıyla

cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

9. Bu karar duruşmada başvurucuya tefhim edilmiştir.

10. Başvurucu mahkûmiyet kararından sonra dosya Yargıtay

aşamasında derdest iken temyiz incelemesi yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesine

15/4/2014 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştur. Daire, 17/4/2014 tarihli

kararı ile tahliye talebini reddetmiştir.

11. Başvurucunun itirazı üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi,

12/5/2014 tarihli kararı ile itirazı reddetmiştir.

12. Başvurucu, 2/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

13. Başvurucu hakkındaki hüküm, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin

25/9/2014 tarihli ilamıyla suç işlemek için örgüt kurma suçu yönünden onanmış,

uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden ise bozulmuştur.

14. Bozma kararı sonrasında dava dosyası, CMK'nın

250. maddesi ile yetkili mahkemelerin kapatılması üzerine Kocaeli 2. Ağır Ceza

Mahkemesine devredilmiştir.

15. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 5/2/2015 tarihinde

başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

16. Yapılan yargılama sonucunda Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi,

örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan

başvurucunun 24 yıl 12 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına karar vermiştir.

17. Bu karar temyiz edilmiş olup başvurunun incelendiği tarih

itibarıyla temyiz incelemesi devam etmektedir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Suç İsnadına Bağlı

Olarak Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; matbu gerekçelerle tutukluluğun devam

ettirildiğini, yargılama boyunca tahliye taleplerinin kabul edilmediğini,tutukluluğun makul süreyi ve kanunda

ağır cezalık suçlar için öngörülen beş yıllık azami süreyi aştığını

belirtmiştir.

2. Değerlendirme

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru usulü" kenar başlıklı 47.

maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

21. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) "Başvuru süresi ve

mazeret" kenar başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

22. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir.

23. Başvurunun süresinde yapılmış olması, her aşamada dikkate

alınması gereken usule ilişkin şarttır (Yasin

Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, § 18).

24. Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma durumunda

tutukluluk süresinin Kanun'da öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı

iddiasıyla yapılacak bireysel başvurunun, ilk derece yargılaması devam ederken

tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten

sonra başvuru süresi içinde yapılması gerekir (Mehmet

Emin Kılıç, B. No:

2013/5267, 7/3/2014, § 28).

25. Bu bağlamda bir suç isnadına bağlı olarak tutuklulukla ilgili

şikâyetleri içeren bireysel başvurunun hükümle birlikte verilen tutukluluğun

devamı kararı sonrasında yapılması hâlinde, tutukluluğun devamı kararına itiraz

edilmemiş ise kararın verildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, itiraz

edilmiş ise itiraz merciince verilen kararın öğrenildiği tarihten itibaren otuz

gün içinde yapılması gerekmektedir (Fırat İşgören, B. No: 2014/6425, 17/11/2016, § 34).

26. Somut olayda başvurucunun 16/9/2008 tarihinde gözaltına

alındığı, 19/9/2008 tarihinde tutuklandığı, hazır bulunduğu duruşmada İstanbul

9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/1/2013 tarihli kararı ile mahkûmiyetine ve

tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan mahkûmiyet

hükmü, temyiz incelemesi sonucunda bozulmuş ve başvurucunun tutulmasının niteliği

tekrar bir suç isnadına bağlı tutmaya dönüşmüş olsa da bu durumun, bireysel

başvurunun süresinde yapılması gerektiği yönündeki kural üzerinde bir etkisi

bulunmamaktadır. Buna göre ilk derece mahkemesinin 17/1/2013 tarihli mahkûmiyet

ve tutukluluğun devamı kararı ile başvurucunun tutukluluk hâli sona ermiştir.

Bu karar başvurucu ile müdafiine aynı tarihte tefhim

edilmiş olup başvurucu, anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvurduğuna

dair bilgi veya belge sunmamıştır. Bu belirlemeler karşısında, tutuklulukla

ilgili şikâyetleri içeren bireysel başvurunun ilk derece mahkemesinin nihai

kararını verdiği 17/1/2013 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması

gerekirken 2/6/2014 tarihinde yapılması nedeniyle başvuruda süre aşımı olduğu

sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Mahkûmiyete Bağlı

Olarak Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; hüküm verildikten sonraki aşamada yapmış olduğu

tahliye taleplerine cevap verilmediğini, tutukluluk incelemelerinin yasada

belirtilen usuller çerçevesinde gerçekleştirilmediğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

29. Somut olayda başvurucunun hüküm verildikten sonraki aşamada

yapmış olduğu tahliye talebi Yargıtay 10. Ceza Dairesince reddedilmiştir. Bu

karara yaptığı itiraz da Yargıtay 11. Ceza Dairesince reddedilmiştir (§§

10,11). Dolayısıyla hüküm verildikten sonraki aşamada başvurucunun tahliye

istemleri incelenmiştir. Bu nedenle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik

açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun mahkûmiyet sonrası kişi

hürriyeti ve güvenliğine ilişkin şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; sahte delillerle hakkında dava açıldığını, ses

kayıtlarının kriminal incelemesinden geçirilmediğini,

suç işlediğini gösteren bir delilin bulunmadığını, özel yetkili mahkeme

tarafından ilgili kanun yürürlükten kaldırıldıktan sonra da yargılanma

faaliyetine devam edildiğini ve hüküm verildiğini belirterek Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, Anayasa'nın 37.

maddesinde güvence altına alınan yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının, Anayasa'nın 38. maddesinde belirlenensuçta

ve cezada yasallık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

33. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

34. Somut olayda başvuruya konu yargılamanın temyiz aşamasında

devam ettiği tespit edilmiştir (bkz. §18). Bu kapsamda başvurucunun, bu başlık

altındaki şikâyetlerine ilişkin hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları

tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Suç isnadına bağlı olarak

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mahkûmiyet sonrası

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Murat

YILDIRIM

Vekili

:

Av. Salim

ÖZDEMİR