T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/748 Esas - 2025/466 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/748 Esas KARAR NO : 2025/466
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında sebze-meyve alım satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisine binaen müvekkili davacı şirket tarafından davalı şirkete sebze- meyve tesliminin faturalı olarak yapıldığını, davacı şirketin söz konusu faturaya dayalı alacağına ilişkin cari hesap ekstresi incelendiğinde 20/03/2024 -14/07/2024 tarihleri arasında ticari satımdan kaynaklanan 22.298,38 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, işbu cari hesap alacağını davalı şirketin ödememesinden dolayı ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/56907 Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin borçlunun itirazı sonucu durduğunu, haksız ve kötüniyetli yapılan itirazın iptali gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, davanın kabulüne, ... 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/56907 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Davacı vekili tarafından ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/56907 esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 02/09/2024 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 22.298,38 TL cari hesap alacağı, 1.454,28 TL İşlemiş Avans Faizi, 23.752,66 TL toplam alacak üzerinden takip başlatılmıştır. Davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı şirket 2024 yılında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davalı şirket tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmamış olduğu, keza ticari defterlerin bulunduğu yerin adresi ve irtibat kurulacak kişiye ait iletişim bilgileride beyan edilmemiş olduğundan davalı şirket ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamamış olduğu, davacı taraf ticari defter kayıtlarında, davalı şirket ile olan ilişkiler 120 – ALICILAR ana hesabı altında 120.B0030 – BNK HAYVANCILIK GIDA LTD. ŞTİ. alt hesabında takip edilmiş olup, bu hesaba ilişkin olarak davacı taraf ticari defter kayıtlarında tespit edilen iş ve işlemler raporun önceki bölümünde hesap ekstresi olarak gösterilmiş olup, yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, davacı şirketin 02.09.2024 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 22.298,38 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı taraf taraflar arasında faturadan kaynaklı bakiye alacaklarının ödenmediğini iddia etmektedir. Davacı defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil vasfı taşıyan davacı yasal defter kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalının bir kısım ödeme yaptığı, davacının davalıdan 22.298,38 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Davalının usulüne uygun olarak defterlerini ibraz emri tebliğine rağmen defterlerini ibraz etmediğinden incelemesi yapılamamıştır. Taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve bu ticari ilişkiran kaynaklı cari hesap ilişkileri olduğu, davalının cari hesaptan kaynaklı bir kısım alacağı ödemiş ise de icra takip talebine konu bakiye alacığını ödemediği davacı defterlerinden anlaşılmaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 13.06.2017 tarih 2016/2310 E ve 2017/2537 K sayılı ilamında ticari defterlerin sunulmaması hususunu şu saptamalarla değerlendirmiştir ; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.06.2017 tarih 2016/9523 E ve 2017/5233 K sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24.01.2018 tarih 2016/6668 E ve 2018/635 K sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 08.01.2018 tarih 2016/12814 E ve 2018/50 K sayılı ilamı) Somut olaya gelince davacının defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfını taşıdığı, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz emrine rağmen ibraz etmediği, fakat davalı yanın aynı ilişkinden kaynaklı bir kısım borcunu ödediği anlaşılmıştır. Yukarıda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi ilamında ayrıntılı izahı yapılmış olduğu üzere tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, davacı defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkememizce kabul edilmiştir. Ayrıca tarafların Ba-Bs formları celp edilmiş ve yapılan incelemede düzenlenen toplam 4 adet fatura nedeniyle 23.562,75 TL bildirim yapıldığı, tarafların Ba-Bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davacının takip tarihi itibariyle cari hesap nedeniyle davalıdan 22.298,38 TL alacaklı olduğu, davacının davalıya takip başlatılmadan önce temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmaması nedeniyle faiz talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun ... 5 İcra Dairesi'nin 2024/56907 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 22.298,38 TL alacak üzerinden takibin devamına, -22.298,38 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.523,20 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.095,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 22.298,38 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.454,28 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 865,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı toplamı olan 5.292,60 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.968,55 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre 220,42 TL'sinin davacıdan,3.379,58 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflarca tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 11:36:22