TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : . VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde ortaya çıkan cari hesap ekstresi gereği bakiye alacağını tahsil etmek maksadı ile ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, Davalının “borca, faize ve borcun fer'ilerine” itirazları neticesinde takibin durduğunu, Arabuluculuk anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, Davacı tarafça uyuşmazlığa konu faturaların hiçbirinin içeriğine itiraz edilmediğini, faiz oranı olarak tarafımızca avans faizi talep edildiğini, alacak ticarî işten kaynaklandığından, olayda istenmesi gereken faiz türünün avans faizi olduğunu, davalı borcunun miktarını bilecek durumda olmasına rağmen kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiği için İ.İ.K.nın 67/2 maddesi uyarınca dava değerinin %20’si oranında tazminat taleplerinin mevcut olduğunu, ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı icra dosyasına vâki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer'ilerine (borca, faize, icra masraflarına,vekalet ücretine ve sair tüm ferilere) ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, İtirazlarında haksız olan davalı borçlunun %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmilini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2 adet ipek halı satım sözleşmesi yapıldığını, Bu halıları şirket yetkilisi "evinde kullanacağını" belirtmiştir, işin mahiyeti gereği ticari bir iş olmadığını davalının şirketin tüketici olduğu değerlendirilmesi gerektiğini, faturaların şirkete kesildiği görülmekte ise de ödemelerin şahıstan şahısa yapıldığını, satılan halılardan ikisi müvekkil şirkete "ayıplı" olarak teslim edildiğini, ayıbın gizli ayıp olması sebebiyle kullanımla birlikte ortaya çıktığını, gizli ayıp ortaya çıktığında derhal satıcıya bildirildiğini, satıcının, satılanın onarılabileceğini söyleyerek malı geri teslim alıp onarıma gönderdiğini, onarıldığı söylenerek geri gönderilen halının, 'kullanılamayacak' ölçüde deforme edildiğini görmüş ve davalının halıları geri gönderdiğini, işbu davada alacaklı görünen taraf kendi borcunu ifa etmediğinden, TBK madde 97 uyarınca "ödemezlik def'i" ileri sürdüklerini, Keza alacaklı olduğunu iddia eden davacı yanın satılan halıyı teslim etme borcu açısından kendisinin "temerrüde" düştüğünü beyan etmişlerdir. DELLİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde açılan işbu dava cari hesap sözleşmesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen "Davacı tarafın, 2024 Yılına ait (E-defter) Yevmiye ve Kebir defterleri ve kayıtları incelendiğinde, Davacı ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış-kapanış tastiklerinin yapılıp yapılmadığı: Davacı tarafın 2024 yılına ait, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği ibraz edilen Ticari Defterleri E-Defter olarak kayıt altına alındığı, 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği,Davalı tarafın 2024 Yılı Yevmiye Defterinin noter açılış ve kapanış tastiğinin yasal süresi içerisinde yapıldığı görüldüğünü, Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, Davacı tarafın ticari kayıtları ile incelenen ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığını, Davalı tarafın ticari kayıtları ile incelenen ticari defterlerinde, davaya konu faturalar ve ödeme dekontuna ilişkin herhangi bir kayıt yer almadığı görüldüğünü, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların taraflarca ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı fatura mı olduğu, Ticari defterlerdeki kayıtların karşılıklı olarak birbirine uygun kayıtlar içerip içermediği, ticari defterlerde birbirine aykırı olan kayıtlar var ise hangi kayıtlar olduğu, davacı tarafından davalıya nolu 12.408,50 TL ve nolu 49.591,50 TL olmak üzere toplamda 62.000,00 TL değerinde iki adet halı faturası düzenlendiği, bu faturalara karşılık davalı tarafından davacıya 1 adet 20.000,00 TL havale ile ödemenin yapıldığı, kalan bakiyenin 42.000,00 TL olduğu, Dava konusu iki adet faturanın ve 1 adet ödeme dekontunun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, Davacının (E-defter) Yevmiye ve Kebir defterleri incelendiğinde, 2024 yılında muavin dökümde yer alan her hareketin yasal defterlerde de mevcut olduğu, Dava dosyasına sunulan davacı tarafından düzenlenen faturaların türünün E-Arşiv Fatura olduğu, Faturaların davacı taraf defterlerinde işleniş(borçlandırıcı kayıtlar) şekli sebebiyle faturaların Açık Fatura niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu faturalar üzerinde vade tarihlerinin mevcut olmadığı görüldüğünü, Dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava takip tarihi itibari ile taraflar arasındaki alacak-borç durumu: Davacı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan cari hesap karşılığı 42.000,00 TL alacağının mevcut olduğu, Davalı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıya cari hesap karşılığı herhangi bir borç ya da alacak bakiyesinin mevcut olmadığı, Aralarındaki farkın, Davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği toplamda kdv dahil 62.000,00 TL değerinde iki adet Duvardan Duvara Halı faturasının ve davalı şirketin davacı şirkete gönderdiği 1 adet 20.000,00 TL değerindeki havalenin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Davacı ve davalının 2024 Yılında Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi incelendiğinde; 2 Adet ve toplamda kdv hariç 56.363,63 TL fatura ile tarafların alış ve satışlarının birbirini doğruladığı, İcra takip dosyası incelendiğinde Davacı tarafından ... 3.Genel İcra dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile 42.000,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip başlatıldığı" tespit olunmuştur. ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... Halı Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından borçlu ... Tarım Danışmanlık Reklam Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 42.000,00-TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davanın, cari-açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın taraflarının tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işlerinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiştir. Sunulan ticari defter kayıtlarının incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 04/11/2025 tarihli raporda, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı tarafın davalı taraftan 42.000,00 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafın ticari defterlerine göre herhangi bir borç ya da alacak görünmediği, aradaki farkın davacıda kayıtlı olan ancak davalıda kayıtlı olmayan toplamda 62.000,00 TL değerinde olan 2 adet faturanın ve davalı tarafça yapılan 20.000,00 TL'lik ödemenin davalı taraf ticari defterlerinde kayıt olmaması olduğu rapor edilmiştir.HMK 222/2 maddesinde ''Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.'' ve HMK 222/3 maddesinde ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır.Somut durumla, HMK 222/2 ve 222/3 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde tarafların ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulduğu, bu sebeple sahipleri lehine veya aleyhine delil olma özelliklerini taşıdığı, ticari defter kayıtlarının da birbirini doğrulamadığı anlaşılmakla, özellikle davacı tarafça icra takibine dayanak olan gösterilen cari hesap bakiyesindeki alacak kalemlerinin davalıda kayıtlı olmadığı, bunun yanı sıra davalının ürünler ile alakalı ayıp iddiasında bulunduğu görülmüştür. Ayıp ihbarı iddiası her türlü delille ispat olunabileceğinden tanıklar dinlenmiş, sonrasında ayıbın varlığı/yokluğu ve niteliği hususunda bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda halıların fiziken incelenmesinin zaruri olduğu belirtilerek değerlendirme yapılamadığı görülmüştür. Taraflar halıların kendilerinde olduğu hususunu inkar etmiş, her iki taraf da ayıp iddiasına konu halının karşı tarafta olduğunu iddia etmiştir. Bu yönü ile ispat külfeti değerlendirildiğinde, ayıp iddiasının ispatını davalı tarafın yapması gerekmekte olup, mahkememizce alınan tekstil mühendisi bilirkişi raporu, bu raporda davacı tarafça cari hesapta yer alan faturalar ve faturalara konu ürünler incelendiğinde, 6 adet halının satışa konu olduğu, 5 adet halının duvardan duvara olduğu, 1 adet alının makine halısı olduğu ayrıca bu fiyatlarda ipek halı satışının mümkün olmadığı rapor edilmiştir. O halde davacı tarafça icra takibine konu edilen faturalara konu satışı yapılan halılar ile davalı tarafın ayıp iddiasında bulunduğu halıların aynı halılar olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Kaldı ki ileriye sürelen ayıp iddiası da davalı tarafça ispatlanamamıştır. Her ne kadar davacı tarafça düzenlenen faturalar davalı taraf ticari defterlerinde kayıtı değil ise de tarafların vergi kayıtları incelendiğinde davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı toplamda 62.000,0 TL tutarlı 2 adet fatura için tarafların-özellikle davalı tarafın vergi beyannamesi verdikleri (B/A ve B/S formu bildirimi yaptıkları) anlaşılmakla, davacı taraf ticari defterlerinde yer alan faturaya konu malların davalıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiğin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... E. dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın 42.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, 42.000,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte takibin devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 8.400,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 4.721,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 2.869,02 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.253,62 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Peşin harç 615,40 TL ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 42.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır