Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

9. Hukuk Dairesi 2012/3089 E. 2012/17218 K.

Yargıtay 2012-05-15 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

9. Hukuk Dairesi 2012/3089 E. , 2012/17218 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, Yatağan 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1495 Esas sayılı takip dosyasında 32.108,06 TL'lik tutarındaki faiz alacaklarına ilişkin itirazın iptaline, yapılan haksız itiraz nedeni ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti : Davacı, sendika üyelerinden Sendikalar Yasası'nın 61. maddesine göre kesilen ve Sendika hesabına yatırılması gereken aidat alacaklarının davalı ... tarafından işçi ücretlerinden kesinti yapıldığı halde yatırılmadığından alacağın icra takibine konulduğunu, Belediye’nin borca işleyen faiz miktarının fahiş hesaplandığı gerekçesiyle 32.108,06 TL'lik bölümünü itiraz ettiğini, uygulanan faiz oranının yasal olduğunu belirterek itirazın iptali ile yapılan haksız itiraz nedeni ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, uygulanan %36 faiz oranının haksız ve fahiş olması nedeniyle belediyenin takibe itiraz ettiğini, faiz talep edilen dönem için bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının %36'ya ulaşmadığını belirterek davanın reddi ile %40'dan aşağı olmamak tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takip dosyasında borçlunun itiraz etmiş olduğu işlemiş faize ilişkin 13.068,86 TL lik bölümüne dair itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak hesaplamayı gerektirip dolayısıyla yargılama neticesinde belirgin olduğu gerekçesi ile her iki tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, 2821 Sendikalar Kanunun 61. maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir. O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir. Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır. Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır. Ayrıca 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun madde 61/2. fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir Dosyaya getirtilen, sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri’nde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı Sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamından davacı Sendikanın her toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını davalı işverene gönderip göndermediği anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre Sendika tarafından, açıklanan belge ve bilgilerin işverene gönderilmediği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmeleri’nde belirtilen tarihten itibaren faize karar verilemeyeceği için, bu durumda dava tarihinden önce gönderilen ihtarnameler varsa ihtarname uyarınca davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir. İhtarname yok ise dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Bundan başka asıl alacak miktarının 41.941,42 TL olduğu noktasında taraflar arasında uyuşmazlık yoksa da, bu alacağın hangi döneme ait olduğu konusunda uyuşmazlık vardır. Belediye asıl alacağın 2007 yılı Ocak -2008 yılı Şubat ayları arasında ödenmeyen aidatlardan oluştuğunu belirtmiştir.

Davacı vekili 15.09.2009 tarihli duruşmada, her iki taraf arasında asıl alacak miktarı konusunda anlaşmazlık olmadığını, ancak alacağın Nisan 1995 tarihinden itibaren mi, yoksa 2007 yılından itibaren mi başladığı konusunda beyanda bulunacağını belirtmiş ancak bu konuya ilişkin sonradan beyanı alınmamıştır. İcra ödeme emrinde asıl alacağın Nisan 1995- şubat 2008 dönemine ait olduğuna ilişkin açıklama vardır. Bilirkişi raporunda faiz hesabını Nisan 1995-Ocak 2008 dönemi aidat alacağı için yapıldığını açıklanmıştır. Bu durumda işlemiş faiz alacağının tespiti yönünden aidatların hangi döneme ait olduğu tam olarak belirlenmeden, belirlenecek döneme göre faiz miktarının değişeceği göz önüne alınmadan eksik inceleme ile hesaplama yapılması hatalıdır. Öte yandan bilirkişi yasal faiz oranlarını dikkate alarak işlemiş faiz hesabı yaptığını belirtmiş ise de, dosyada işletme kredilerine ilişkin faiz oranları bankalardan sorulmuş olup, yasal faiz oranlarına ilişkin bilgi yoktur. Hesaplamaya esas alınan faiz oranları denetlenememektedir. Bu nedenlerle mahkemece öncelikle yukarıda açıklandığı üzere aidat alacağı dönemi tespit edilip her bir dönem aidat alacağı yönünden yasal faiz oranları sorularak, TİS’lerdeki düzenleme ve istem dikkate alınarak sonuca gidilmelidir. Yasal faiz oranları belirlenmeden sonuca gidilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.