(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/21007 E. , 2012/19817 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkili sendika ile davalı ... arasında 01/03/2006-29/02/2008, 01/03/2008-28/02/2010 ve 01/03/2010-29/02/2012 dönemlerini kapsayan toplu iş sözleşmeleri yapıldığını, gerek 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi ve gerekse toplu iş sözleşmeleri gereğince üyelik ve dayanışma aidatlarının sendika ana tüzüğüne uygun olarak işçilerin ücretinden kesilip aidatların ve kesinti listesinin Sendikaya gönderilmesi gerektiğini, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde aidatların en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, davalı işverence üyelik aidatı ve dayanışma aidatlarının kesilmediğini ya da kesilmekle beraber sendikaya ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutmak suretiyle aidat alacaklarının en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işçilerin ücretlerinden yapılan sendika aidat kesintilerinin davacı sendikaya ödendiğini, talep edilen faiz oranının ise fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talep ettiği tutarda aidat alacakları olduğu, ödenmeyen aidat alacakları için toplu iş sözleşmesinde belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarına uygulanacak faiz başlangıç tarihinin hangi tarih olduğu noktasında toplanmaktadır. 2821 sayılı Kanun’un 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında, üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz. Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır. 2822 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır. Aynı şekilde Sendika Ana Tüzüğünün 43. maddesinde üyelik ve dayanışma aidat tutarları bakımından kanun hükmü tekrarlanmıştır. Öte taraftan toplu iş sözleşmelerinin 14. maddelerinde aidatların ücretin ödendiği günü takiben yedi gün içinde herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın ödeneceği hüküm altına alınırken 2006-2008 ve 2008-2010 tarihli toplu iş sözleşmelerinin 50. maddelerinde ücretin hak edildiği tarihte ödeneceği, 2010-2012 tarihli toplu iş sözleşmesinde ise ücretin her ayın 15’inde ödeneceği düzenlenmiştir. Bütün bunlara ek olarak, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur." İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. "denilmiştir. Görüldüğü üzere, 2821 sayılı Kanun'un 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Kanun uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikasının, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilerek ve bildirilen banka hesabına yatırılmasını istemesi gerekir. Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, bu konuda bir düzenlenme yoksa taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır. Bu sebeple bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Ayrıca 2821 sayılı Kanun'un 61/2. maddesinde sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacının dava konusu yapılan TİS dönemlerine ilişkin davalı işverene hitaben yazılmış sendika üye listesi, aidat miktarı ve banka hesap numarası içeren yazıları mevcut olmakla beraber dosya kapsamından ilgili yazıların davalı işverene gönderildiği anlaşılamamaktadır. Şu halde mahkemece talep konusu toplu iş sözleşmesi dönemlerine ilişkin davacı sendika tarafından üye listesini, aidat miktarını ve hesap numarasını içeren söz konusu yazıların işverene gönderilip gönderilmediği araştırılmalı, eğer gönderilmemişse toplu iş sözleşmelerinde yer alan tarihlere göre faiz talep edilemeyeceği dikkate alınarak araştırma sonucuna göre faiz başlangıç tarihleri belirlenmelidir. Bu itibarla eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.