Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2. Ceza Dairesi 2023/14355 E. 2023/4981 K.

Yargıtay 2023-09-28 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

2. Ceza Dairesi 2023/14355 E. , 2023/4981 K.

"İçtihat Metni"... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/455 E., 2023/159 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.10.2007 tarihli ve 2007/4015 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında, şikâyetçinin ... şubesinde bulunan hesabına internet bankacılığı ile girerek 4.900,00 TL parayı, sanığın ... şubesinde bulunan hesabına aktarması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmış, Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2007 tarihli ve 2007/762 Esas, 2007/651 Karar sayılı kararı ile Beyoğlu Asliye Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir. 2.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2007/485 Esas, 2015/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2016/3983 Esas, 2018/8361 Karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2019 tarihli ve 2019/38705 Esas No.lu iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında, şikâyetçinin hesabından sanık ...'ın hesabına aktarılan 4.900,00 TL'nin, 2.450,00 TL'lik kısmının sanık ...'ın hesabına, 2.445,00 TL'lik kısmının sanık ...'ın hesabına gönderilmesi ve sanıklar tarafından çekilmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmış, dava, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2019 tarihli ve 2019/434 Esas, 2019/719 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davası ile sanık ... hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereğince birleştirilmesine karar verilmiştir. 4.Yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2018/455 Esas, 2023/159 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma yapıldığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında takdirî indirim nedenlerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ...'ın ... şubesi nezdinde bulunan hesabına 14.06.2006 tarihinde internet kanalıyla girilerek sanık ...'ın ... şubesi nezdinde bulunan hesabına 4.900,00 TL para aktarıldığı, paranın 2.450,00 TL'lik kısmının, sanık ...'ın hesabına, 2.445,00 TL'lik kısmının da sanık ...'ın hesabına aktarılarak bu şahıslarca bankalardan çekildiği olayda, sanık ...'ın eyleminin sabit olduğundan, sanık ...'in mahkûmiyetine; diğer sanıklar ... ve ...'ın ise atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suçun işlendiği konusunda şüphe olduğundan bahisle beraatine karar verilmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Sanık ...'ın ... nezdinde bulunan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi'ndeki imzaları ile soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerince tanzim olunan tutanaklar ve mahkeme huzurunda alınan imzalarının mukayesesi sonucu, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi'ne müşteri sıfatı ile attığı imzanın, sanığın eli ürünü olduğunun tespitine ilişkin 29.01.2021 tarihli uzman bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. 3. Yerel Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE 1.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden; Sanık ...'ın savunmasında akrabası olan ...'un ondan hesap numarası istediğini, akraba olduğu için itimat ettiğini ve gelen parayı çekip ...'a verdiğini, daha sonra bu şahsın öldüğünü beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiş; sanık ...'ın da aşamalarda, olay tarihinde yanında çalıştığı ... isimli şahsın bankalarda kendi adına hesap açtıramadığını söyleyerek ondan kimliğini istediğini, hesap açtırdığını, hesaba para geldiğinde, parayı çekip ...'a verdiğini beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın savunmasında geçen ... isimli şahsın araştırmaya rağmen bulunamaması ve sanığın adlî sicil kaydının incelenmesinde, benzer eylemlerden yargılanarak mahkûm olduğu, bu dosyalarda da benzer savunmalar yaptığı, sanık ...'ın benzer eylemden yargılanıp mahkûm olduğu dosyada sanık ...'ın tanık sıfatı ile dinlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (1) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2018/455 Esas, 2023/159 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2018/455 Esas, 2023/159 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.