Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E. K.

İlk Derece 17.09.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2024/ KARAR NO :2025/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI :

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafça protokolden kaynaklı alacağına dayalı başlatılan icra takibinin usulsüz tebligat nedeniyle kesinleştiğini, her iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin davalıdan herhangi bir mal veya hizmet alımı yapmadığını, dava konusu icra takibinde sözde borcun sebebi olarak 07.07.2020 tarihli protokol gereği yapılan inceleme ve hesaplamalardan doğan alacak gösterilmiş ve takip dosyasına sadece protokol sunulduğunu, protokol gereğinin yerine getirilmediğini, raporu düzenleyecek ...'ın talep edeceği bilgi ve belgelerin kendilerine teslimini ...'nin sağlayacağı, ...'ın da aldığı bilgi ve belgelerin örneklerini öncelikle ilk iki yılı kapsayacak şekilde, devamında ikişer yıllık olarak toplam üç kez altı yıla ait bilgi ve belgeleri mutabakatın sağlanması amacıyla ...'e iletileceği, ...'in de bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasını izleyen 10 gün içerisinde her iki yıllık gönderime ilişkin mutabık olup olmadığı bildireceği düzenlendiğini ancak ... tarafından müvekkil şirket ortağı ...'e ikişer yıllık dönemlere ilişkin ...'den teslim aldıkları/...'nin teslimini sağladığı müvekkil şirkete ait bilgi ve belgeler iletilmemiş ve mutabakatı talep edilmediğini, bu durum karşısında, müvekkil şirket hesapları ve kayıtları üzerinde, 07.07.2020 tarihli protokol kapsamında inceleme ve hasaplama yapıldığından protokolden doğan bir alacaktan da söz edilemeyeceğini, davalı şirketin kurucusu ve tek ortağı kayden ... gözükmekte ise de, davalı şirketin şu anki ortağı ve yetkilisi ...'nin boşanma sürecinde olması nedeniyle kayden gösterildiğini, gerçekte ve perde arkasında davalı şirketin kurucusunun ve gerçek sahibinin ... olduğunu, nitekim boşanma sürecinin tamamlanması sonrasında bedelsiz olarak pay devri yapılmış ve şirketin kayden de temsilcisi ... olduğunu, davalı şirketten beş yıl önce kurulan müvekkil şirketin ortakları %50'er pay ile ... ve ... olduğunu, şirketin temsilleri münferit yetki ile ... ve ...'e ait olduğunu, bu tespitler karşısında, her iki şirketin hakim ortak ve temsilcisi ... olup, gerek davacı gerekse davalı şirketi yöneten ve kontrol eden kişi olduğunu, her iki şirketin mali, idari, finans ve muhasebe işlemlerinin de aynı kadro ile yönetildiğini, bu kadrolar tarafından, fiktif olarak banka hareketleri ile müvekkil şirketi sözde fiktif olarak borçlandırdıklarını, sonrasında talimatları ile çalışanları vasıtası ile bankalardan bu paraları çektiklerini, fiktif olarak oluşturulan sözde cari hesap borcu dolayısıyla davalı tarafından müvekkil şirket aleyhine ... 5.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/... (Kapatılan ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...) Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 07.07.2020 protokol gereği ve şartlarında yapılan inceleme ve hesaplama bulunmadan tanzim edilen ve hiç bir bağlayıcılığı bulunmayan ...'ın raporu da, yukarıda anılan icra dosyasına konu sözde borcu kapsamasına karşın, anılan icra dosyasına konu borç düşülmeden iş bu dava konusu icra takibi başlatıldığını, diğer bir deyişle, ... 5.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/... (Kapatılan ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/...) Sayılı dosyası ile icra başlatılan icra takibine konu borç kadar, ... 4.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/... (Kapatılan ... 11.İcra Dairesi Müdürlüğü 2021/...) sayılı dosyası ile başlatılan borç tutarı mükerrer olduğunu ileri sürerek davacı şirketin dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı hakkındaki takibin tebligatın usule uygun olduğunun istinaf ve temyiz yolundan geçmek suretiyle kesinleştiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin dayanağını, 07.07.2020 tarihli protokol oluşturduğunu, bu protokol ile davacı şirketin finansal durumunun analizi ile borçlarının ortakların anlaşamamasından dolayı belirlenmesi ve tespit edilmesi amaçlandığını, hazırlanacak raporun davacı şirketi ve ortaklarını bağlayacağı tarafların özgür iradesiyle hüküm altına alındığını, protokolün geçerli olduğu ve yürürlüğe girdiği her iki ortağın ... şirketine yapılan ödemelerden anlaşıldığını, protokolün 4.maddesinde rapora hangi belge ve bilgilerin esas alınacağı açıkça yazıldığını, dosya içerisine celp edilecek mail yazışmalarından davacı şirkete ve ortağı ...'e tüm evrak bilgi ve kayıtların gönderildiği ancak hiçbirine itiraz edilmediği gibi rapor tamamlanmış ve taraflara teslim edildiğini, şirket ortaklarının veya yöneticilerinin aynı olmasının şirketlerin birbirinden bağımsız tüzel kişiliklere sahip olduğunu ortadan kaldırmadığını, davacı şirketi asıl zarara uğratan şirket ortağı ... olduğunu, şirketten mal kaçırmak ve zarara uğratmak adına dava dışı başkaca şirketler kurmuş ve mevcut projeleri almak için faaliyette bulunduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava; davalının protokol ve bu kapsamda düzenlenen raporda belirlenen alacaktan dolayı davacının sorumlu olup olmadığı, alacağa dayanak raporun protokolde belirlenen usule uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığı ve dolayısyla protokol doğrultusunda düzenlenen rapora dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizin 30/04/2025 tarihli ön inceleme oturumunda davacı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, 07.04.2017 tarihli genel kurulda, 5 yıl süreyle ... ve ...’in şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, sicil müdürlüğünün mahkememiz müzekkeremize cevap yazısı tarihi olan 18.10.2024 itibariyle davacı şirket tarafından müdür atama veya hisse devrine ile ilgili genel kurul kararının tescil edilmediğinin bildirildiği görülmekle; dava tarihi itibariyle ... ve ...’in şirket müdürlükleri sona ermiş bulunduğundan, davacı şirket adına ... tarafından verilmiş usulüne uygun vekaletnameden söz edilemeyeceğinden, davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş vekaletnameyi ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde usulüne uygun vekalatname ibraz edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına karar verildiği, aradan geçen zaman içerisinde ara kararın yerine getirilmediği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın dava dilekçesi içeriğini düzenleyen 119.maddesinde; ''(1)Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:a) Mahkemenin adı.b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.c) Davacının ... kimlik numarası.ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.g) Dayanılan hukuki sebepler.ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.(2)Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenleme ile verilen kesin süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği emredici hüküm olarak düzenlenmiştir.Eldeki davada dava dilekçesinde HMK 119/1 maddesinin h bendinde gösterilen unsurlardan olan davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzasının bulunması gerektiğinden somut olayda davacı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, 07.04.2017 tarihli genel kurulda, 5 yıl süreyle ... ve ...’in şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, sicil müdürlüğünün mahkememiz müzekkeremize cevap yazısı tarihi olan 18.10.2024 itibariyle davacı şirket tarafından müdür atama veya hisse devrine ile ilgili genel kurul kararının tescil edilmediğinin bildirildiği görülmekle; dava tarihi itibariyle ... ve ...’in şirket müdürlükleri sona ermiş bulunduğundan, davacı şirket adına ... tarafından verilmiş usulüne uygun vekaletnameden söz edilemeyeceğinden, davacı vekiline, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş vekaletnameyi ibraz etmesi için 1 aylık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde usulüne uygun vekalatname ibraz edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına karar verildiği, aradan geçen zaman içerisinde ara kararın yerine getirilmediği anlaşıldığından eldeki davada HMK m.119 hükmünde belirtilen ve zorunlu unsurların bulunmaması nedeniyle HMK madde 119/1 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usuli bir zorunluluk haline gelmiştir.Öte yandan HMK'nın 77. Maddesi " Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır" şeklindedir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede HMK m.119 hükmünde belirtilen ve zorunlu unsurların bulunmaması nedeniyle HMK madde 119/1 h maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve yine HMK 77. Madde uyarınca davacı vekili tarafından yapılan işlemlerin yapılmamış sayılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 376.869,52.-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 376.254,12.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza