Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

3. Hukuk Dairesi 2025/2741 E. 2025/5408 K.

BAM İstinaf

3. Hukuk Dairesi 2025/2741 E. , 2025/5408 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/9 E., 2025/917 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/102 E., 2023/1605 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 03.01.2022 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesi ile aynı gün sözleşmenin eki olarak icbar ile gerçek iradesini yansıtmayacak şekilde zorunlu olarak tahliye taahhütnamesi imzalandığını, sözleşmenin 16. maddesinde ek olarak tahliye taahhütname alındığının belirtildiğini, tahliye taahhütnamesinin geçersiz olduğunu, davalının sözleşmenin kurulması için verilen teminat mektubunu, sözleşmeye ve hukuka aykırı biçimde nakde çevirdiğini, tahsil edilen teminat mektubu karşılığı olan 1.620.000,00 TL’nin tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tahliye taahhütnamesinin 01.04.2022 tarihinde tanzim edilip imzalandığını, tahliye taahhütnamesinde; davacı tarafından 01.01.2023 tarihinde kiralanan tahliye edilmez ise verilen teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ve irat kaydedileceğinin açıkça kabul ve beyan edildiğini, tahliye taahhütnamesi gereği olarak banka kesin teminat mektubunun 02.01.2023 tarihinde nakde çevrildiğini, tahliye taahhütnamesinin 01.04.2022 tarihinde tanzim edilmiş olması sebebiyle geçerli olduğunu, buna bağlı olarak da müvekkili şirket tarafından banka kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin sözleşmeye, tahliye taahhütnamesine ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 03.01.2022 tarihli kira sözleşmesinin 12., 13, ve 15. maddesinde açıkça tahliye taahhütnamesi verildiğini 16. maddesinde ise Ek-7 olarak tahliye taahhütnamesi verildiğinin belirtildiği, sözleşme imzalatılırken verilen tahliye taahhütnamesinin tarafların gerçek iradelerini taşımadığından dolayı geçersiz olduğu, kaldı ki tahliye taahhütnamesinin tek taraflı tahliye hakkı vermeyeceği, yargılamayı gerektirdiği, kira sözleşmesinin 3. maddesinde; kiracı sözleşme bitiminden 1 ay önce devam etmek istediğini kiraya verene bildirdiği takdirde, kira sözleşmesinin 3 yıl uzayacağının taraflarca kararlaştırıldığını, davacı kiracının da 22.09.2022 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesine devam edeceğini bildirdiği ve sözleşmenin 3 yıl daha uzadığı, taraflar arasındaki tahliye taahhüdünün geçersiz olduğu ve 3 yıl daha sözleşme uzadığından, teminat mektubunun nakte çevrildiği 03.01.2023 tarihi itibariyle taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yasal olarak ayakta olduğu, dolayısıyla kiracının sözleşmeye aykırı davranışının söz konusu olmayıp teminat mektubunun nakte çevirme şartları oluşmadığı, davalının sebepsiz zenginleştiği, teminat mektubunun miktarı likit ve önceden bilinebilir nitelikte olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; sözleşmenin 12, 13. ve 15. maddesindeki düzenlemeler ve sözleşmenin ekleri başlıklı 16. maddesinde ek 7 olarak tahliye taahhütnamesinin de belirtilmiş olması karşısında, taahhütnamenin kira sözleşmesiyle birlikte verildiğinin anlaşıldığı, sözleşme imzalanırken verilen tahliye taahhütnamesi tarafların gerçek iradelerini taşımadığından geçersiz olup hukuki değerinin bulunmadığı, davacının sözleşmenin 3. maddesi gereğince süre bitiminden 1 ay önce 22.09.2022 tarihinde keşide ettiği ihtar ile kira sözleşmesinin devam ettirileceğine ilişkin iradesini davalıya bildirdiği, teminat mektubunun aynı zamanda depozito olarak verildiği, davalı/kiraya verenin kira bedelinin eksik ödendiği ya da taşınmaza zarar verildiği iddiasında bulunmadığı hususları dikkate alındığında, depozito karşılığı verilen teminat mektubununun nakde çevrilme şartlarının oluşmadığı, Mahkemece itirazın iptaline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, her ne kadar alacak belli ve muayyen olmayıp, yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmamış ise de, bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden kaldırma konusu yapılmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; tahliye taahhütnamesinin tanzim tarihinin 01.04.2022 olduğunu, kira sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonra sözleşme devam ederken imzalandığını, tacir olan davacının imzadan sonra tahliye taahhütnamesi üzerindeki tanzim tarihini inkar edip bu yolla taahhütnamenin geçersizliğini ileri süremeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Konut ve çatılı iş yeri kirasında kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle sona erme TBK m.350. de kiracıdan kaynaklanan sebeplerle dava yolu ile sona erme ise TBK m.352 de düzenlenmiştir. Türk Borçlar kanunun (6098 sayılı kanun) 352. maddesinde ;" Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir." düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenlemeye göre yazılı tahliye taahhüdünün ( boşaltmayı yazılı üstlenmenin) geçerli olabilmesi için; Kiralamanın Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmesi olması, yazılı tahliye taahhüdünün kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmiş olması, belli bir tarihte boşaltmanın üstlenilmesi şartlarının gerçekleşmesi gerekir. Yerleşik dairemiz kararlarına göre kiralananın tesliminden önce ve kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte düzenlenerek verilen yazılı tahliye taahhütleri kiracının özgür iradesini yansıtmayacağından geçerli olmadığı kabul edilir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 03.01.2022 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin 12.1. maddesinde, taşınmazın tahliye taahhütnamesi alınmadan teslim edilmeyeceği şartının bulunduğu gibi 16. maddesi uyarınca tahliye taahhütnamesinin sözleşmenin eki sayılması nedeniyle davacının delil olarak dayandığı yazılı tahliye taahhütnamesinin kiralananın kiracıya teslim edilmeden önce kira sözleşmesi ile birlikte düzenlenerek verildiği hususu kanıtlanmıştır. Bu durumda kiralanan kiracıya teslim edilmeden kira sözleşmesiyle birlikte verilen yazılı tahliye taahhüdü geçersizdir. Bu nedenle geçersiz yazılı tahliye taahhüdüne uyulmamasına sözleşmede bağlanan sonuçlarda bir hüküm ifade etmez. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasındaki kira sözleşmesi ayakta olup davalı kiraya verenin teminat mektubunu nakde çevirmesini gerektirecek haklı bir sebebinin olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.