Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

16. Ceza Dairesi 2018/4157 E. 2019/661 K.

Yargıtay 2019-02-07 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

16. Ceza Dairesi 2018/4157 E. , 2019/661 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Suç tarihi : 22.09.2016 Hüküm : TCK’nın 314/2, 62/1, 53/1, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi Temyiz eden : Sanık müdafii Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın hükümden sonra gönderdiği 19.11.2018 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunup pişmanlığını dile getirerek, katıldığı toplantılar ve irtibatlı olduğu bir kısım kişiler hakkında bilgiler vermesi karşısında; dilekçedeki hususlar değerlendirilip sanığın yeniden ifadesi alınmak suretiyle, gerekirse ismini verdiği şahıslarla ilgili kolluk marifetiyle araştırma yapılıp teşhis yöntemine başvurulması, verdiği bilgilerin sanığın örgütte geçirdiği süre ve konumu itibariyle yeterli olup olmadığı da değerlendirilerek ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, ./.. 2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden bölge adliye mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "22.09.2016’ tarihi yerine "15.07.2016" olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden BOZULMASINA, 07.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.