11. Hukuk Dairesi 2016/2833 E. , 2017/4965 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2013/82-2015/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili ile davalı ... arasında danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafından sözleşme yükümlülüklerine aykırı eylemlerde bulunulması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini zira, davalının sözleşme ilişkisi devam ederken internet sitesi üzerinden müvekkili hakkında asılsız haberler yaydığını, sözleşmenin feshinden sonra da, internet ve sosyal medya üzerinden müvekkili aleyhine yazılar yazmaya ve birleşen dava davalısı şirket aracılığıyla yazılmasına da aracılık etmeye devam ettiğini, davalının sözleşme ve yasaya aykırı haksız rekabet teşkil eden eylemleri ile müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000 TL maddi, 100.000 TL manevi, birleşen davada 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan, diğer birleşen davada ise, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Birleşen davalarda davalı ... vekili ile birleşen davada davalı şirket vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nin gerek sözleşme ilişkisi devam ederken, gerekse de bu ilişki sona erdikten sonra sözleşme maddelerine uymayan beyan ve açıklamalarda bulunduğu, sosyal medyada takipçilerinin olduğu, ... platformu üzerinden açıklamalarda bulunarak haberler yaptığı, davacı şirket organizasyonundaki yöneticileri bu medya üzerinden tehdit ederek açıklamalarda bulunduğu, networkde yer alan kişilerin tüketici mahkemelerine topluca başvuruda bulunmasına aracılık ettiği, şirket ile ilgili görüşmeleri ve bu konuda şirketi zor durumda bırakacak beyanları açıkladığı, konu hakkında şirket yöneticilerini bilgileri açıklamakla tehdit ettiği, açıklamalarını sosyal paylaşım sitelerinin yanında, haber portallarını da kullanarak bu konudaki beyanlarına devam ettiği, şirket hakkında yaşanan gerçekler yazısı ile şirket içi yazışma ve görüşmelerini ifşa ettiği tespit edildiği, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının davalı ...'ye ödemiş olduğu ücreti maddi tazminat olarak talep etmekte ise de, davacının ticari defterlerinden davalının yapmış olduğu haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı tespit edilemediğinden TBK 'nın 50. m. hükmü nazara alınarak ve aldığı ücret gözetilerek maddi tazminat takdir edildiği, haksız rekabette bulunulan durumlarda kişilik haklarının zedelendiği ve dolayısıyla da manevi tazminat şartlarının oluştuğu ayrıca, davalı ... ile davacı arasında akdi ilişkinin bitiminden sonra bir kısım yayınların diğer davalı ... A.Ş.'nin haber portalında yapıldığı da tespit edilmekle, yapılan haber ve yorumların davacı yönünden davalı ... için haksız rekabet teşkil ettiği, diğer davalı şirket yönünden ise yazılan yorumların içeriği itibariyle, eleştiri, haber-yorum, bilgi aktarma ve kamuoyunu aydınlatma hak ve görevleri içerisinde görülmeyip yapılan haberlerin hukuka uygunluk niteliği taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 10.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın, birleşen 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/227 E. sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan, birleşen 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/128 E. sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.