Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

16. Ceza Dairesi 2016/4830 E. 2016/6790 K.

Yargıtay 2016-12-13 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

16. Ceza Dairesi 2016/4830 E. , 2016/6790 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma Hüküm : TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği; somut olayda, hakkında soruşturma ya da kovuşturma bulunmayan adına yakalama emri çıkarılan sanığın, kolluk kuvvetlerince yapılan kimlik kontrolü esnasında hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmesini ve işlem yapılmasını engellemek amacıyla kendisini amcasının oğlu olan ...'un kimlik bilgileriyle tanıtması şeklindeki eyleminin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a)Sanık hakkında hapisten çevrilen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak gösterilen miktarın takdirinde uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, b)Tayin olunan sonuç adli para cezasının 6 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken taksit aralığının belirtilmemesi, C-Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz aşamasında re'sen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 13.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.