6. Ceza Dairesi 2012/15478 E. , 2013/25780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve amaçla kurulan örgüte üye olmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz incelemesine konu olan mahkeme hükmünde; iddianame ve olayların anlatım sırasına göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; I-Sanık ...'ın suç örgütü kurmak ve yönetmek, sanıklar ..., ..., ... ve ...’nın, suç örgütü üyesi olmak suçundan, sanık ... hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan, sanıklar ... ve ...'ın iddianamedeki 1.b. eylem nedeni ile yakınan ...'e yönelik yağma, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in iddianamedeki 1.d. eylem nedeni ile yakınan ...'e karşı yağma, sanıklar ... ve ...'ın iddianamedeki 1.f. ve 1.g. eylemleri nedeni ile yakınan ...'e yönelik yağma ve kişi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ..., ... ve ...'ın iddianamedeki 3.a. eylem nedeni ile müşteki ...'e karşı yağmaya kalkışma, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın iddianamedeki 4.a. eylem nedeni ile mağdur ...'e karşı atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in yağma ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını örgütün korkutucu gücünden yararlanarak işledikleri halde; bu sanıklar hakkında mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan aynı Yasanın 58/9. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in iddianamedeki 2.b ve 2.c. eylemleri nedeni ile katılan ...'a karşı yağma ve kişi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ...'ın iddianamedeki 1.f. ve 1.g. eylemleri nedeni ile yakınan ...'e yönelik yağma, sanık ... hakkında yakınan ...’e yönelik yağmaya kalkışma ve örgüt üyeliği, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt üyeliği, suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Katılan ...'a karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarında; Katılan ...'ın ... Meslek Yüksek Okulunda öğrenci olduğu aynı okulda öğrenim görmekte olan ... ile bir süre duygusal ilişki yaşadıktan sonra ayrıldıkları, ayrılmayı kabullenemeyen ...'ü rahatsız etmeye başladığı, ...'in aynı okulda öğrenim gören sanık ...'e durumu anlattığı, onun ilk başta ... ile konuştuğu, vazgeçiremeyince, bu kez sanık ...'a anlattığı, sanık ...'in de sanık ... üzerine de baskı kurarak, katılan ile birlikte ormana götürüp, orada sanık ...'e ateş ettikleri, onunda kendini yere attığı, katılanın bunun bir kurgu olduğunu söylediği, ayrıca sanık ...'ın da ormana götürülmesinden önceki evrede kendisini arayıp, "bizim çocuklar bir hata yapmış, onlarla konuşurum" dediği ve bir daha aramadığını da ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; a)Somut olayın; sanık ...'ın bilgisi ya da talimatı doğrultusunda işlendiğine dair telefon kayıtlarında herhangi bir görüşme mevcut olmadığı gibi, sanık ...’ın olayı bir şekilde öğrenip katılanı telefonla arayarak “bizim çocuklar hata yapmış ben onlarla konuşurum" dediği ve bir daha da aramadığı, bu şekilde olayı sonlandırmaya yönelik davranışlar ortaya koyduğu, sanıklar ..., ... ve ...'ın ve katılan tarafından da sanık ...'ın aleyhine kabul edilebilecek herhangi bir açıklamada bulunmadığı dikkate alındığında; Sanık ...'ın atılı suçları örgütsel faaliyet doğrultusunda işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu; Oluş ve dosya içeriğine göre; katılan ...’in tahmine dayalı beyanı dışında, adı geçen sanık ...'in yüklenen suçları işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu; karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanıp, tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, b)Yukarıdaki 1) a. bozma nedenine görede; sanıklar ..., ... ve ...’ın, iddianamedeki 2.b. eylem nedeni ile katılan ...'a karşı yağma eyleminin bireysel olarak gerçekleştirildiği, düşünülmeden eylemin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirdiği benimsenerek, sanıklar yönünden uygulama koşulları bulunmadığı halde, TCK’nın 149/1-c.benti yanı sıra f ve g bentlerine yer verilmesi, kabule göre de; TCK'nın 149/1-a bendinin uygulama koşullarının değerlendirilmemesi, 2)Katılan ...'in suç tarihinde ... İlçesi'nde kırtasiye dükkanı işlettiği, iki yıl kadar önce ...’ta matbaacılık yapan ...'e kitap almak üzere 81.500 TL'si kendisinin, kalanı müşterilerine ait olmak üzere toplam 110.500 TL’lik çek verdiği, ...’in ise iflas ettiğini belirterek kitapları teslim etmediği, çekleri müşteki ...'i n ödemek zorunda kaldığı, yapmış olduğu ödemeler nedeni ile iflas ettiği, sonrasında babasına ait dükkanda işçi olarak çalışmaya başladığı müşteki ile bir süre işçi olarak çalışan sanık ...’in bir iş seyahati sırasında müştekinin başından geçenleri öğrenmesi üzerine arkadaşlarının olduğunu, ...'de olan parasını tahsil edebileceklerini söylediği, müştekinin aksi tespit edilemeyen beyanına göre teklifi reddettiği; Teklif tarihinden 3-4 gün geçtikten sonra 20 - 21 Aralık 2008 tarihinde ...’in müştekiyi telefonla arayarak buluşmak için çağırdığı, buluşma yerine giden katılan ...'in, sanık ...'ın yanında sanık ...’ın olduğunu gördüğü, ...’ın müştekiye sanık ...'ı kastederek "Abi senin paranı tahsil edecek" dediği, sanık ...’ın yanında ... ve ...’ın da olduğu, Sanık ...’ın müştekinin yanına gelerek oturduğu, müştekiye; "Kendisiyle tanıştıklarını, kendisine ...’in adını söylediğini, bunun raconda anlaşma sayıldığını, kendilerine 10.000 TL para vermesi gerektiğini" söylediği, müştekinin parasının olmadığını belirtmesi üzerine istediği parayı 5.000 TL'ye düşürdüğü; sanık ...'in müştekiye: "İtiraz etme ikimizi de öldürürler" dediği, sanık ...’ın müştekiye "istedikleri 5000 TL' nin 3000 TL' sini bir hafta içinde kalan 2000 TL' lik kısmını ise kurban bayramından hemen sonra getirmesini" söylediği; bu sırada ayağa kalkan sanıklar ... ve ...'ın sanık ...'a hitaben "Abi sen dışarı çık biz bunun işini bitirelim" diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştıkları; sanık ...'in aynı şekilde kendisini iknaya çalışması şeklinde gerçekleşen eylemde; telefon kayıtlarına göre sanığa sürekli baskı uygulanarak, katılandan para alınmaya çalışıldığı anlaşılması karşısında; adı geçen sanık ...'in yüklenen suçları işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, 3) TCK.nın 220.maddesi kapsamında bir örgütün varlığından bahsedebilmek için en az üç kişinin suç işlemek amacıyla bir araya gelmesi, bu kişiler arasında devamlılık içeren katı veya gevşek bir hiyerarşik bir ilişki bulunması, bu kişilerin örgüt araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye muktedir olması gerekir. Suç işlemek için anlaşmada ise; suç işlemek üzere iradelerin bir araya gelmesi söz konusudur, burada da devamlılık vardır. Ancak örgütlenme yoktur. Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün varlığından bahsedebilmek için örgütün hangi suç ve/veya suçları işlemek amacıyla kurulduğu da tespit edilmelidir. Çünkü örgütün amacı bir suç programını gerçekleştirmektir. Yani belirsiz sayıda suç işlemektir. Suç sayılmayan ancak hukuka aykırılık teşkil eden fiilleri gerçekleştirmek için kurulmuş ise amacı kanunda suç olarak tanımlanan fiilleri işlemek olmayan bir örgütlenme bu anlamda algılanamaz. Suç örgütü kurma ve yönetme ile örgüte üye olma, suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve/veya suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve/veya delil olmalıdır. Suç örgütü kurma bağımsız bir suç kabul edildiğine göre, amacı olmayan bir örgütlenmede, suç örgütünün bir veya birkaç amaçla suç işlemesi için kurulmalı ve suçların işlenmesine dair TCK’nın 220/1.maddesinde gösterilen unsurlar ile ilgili bulgulara ulaşılmalıdır. Suç işlemek için örgüt kurmak iştirak kavramına yakındır. Ancak birkaç noktada iştirakten ayrılır. İştirak, şerikler arasında anlaşma net bir şekilde belirlenmiş olan bir veya birden fazla suç işlemek içindir. İşlenecek suçun sayısı, konusu ve mağdur bellidir. İştirak gereği suç işlendiğinde anlaşmanın gereği yerine gelmiştir. Yeni bir suç işleme söz konusu değildir. Suç işlemek için örgüt kurmada bir veya birkaç suç işlendikten sonra daha programlanmış suçları işlemek için örgüt devam eder. Örgüte iştirak eden failler işlenen suçtan dolayı iştirak gereği cezalandırılır, yani katkıda bulunana uygulanır. Örgüt kurucuları kendi başlarına veya başkaları ile anlaşma yapılmasını başlatandır. Faaliyeti ile örgütün doğmasına sebebiyet vermektedir. Örgüt yönetenler ise üst pozisyonda kolektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyen, koordine edenlerdir. Örgüte sonradan katılmak ile iş bölümü gereği bir görev üstlenen örgüt üyesi olur. Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen, yardım eden kişi de örgüt üyesi sayılacaktır. Suç örgütü vasıtasıyla suç teşkil eden fiil gerçekleşmelidir. Yasal dayanak olmaksızın yalnızca isnat edilen suçların aynı olduğundan bahisle (özellikle suç örgütü kurma veya yönetme adı altında) uygulama da yapılamaz. Bu açıklamalar karşısında; a-Suç örgütüne üye olmakla suçlanan sanıklar ..., ... ve ... devamlılık içeren kanunun suç saydığı fiilleri işlemek (suç işleme programı altında) amacı ile bir araya gelip aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın bulunduğuna ve adı geçen sanıkların faaliyetleri ile örgütün doğmasına veya üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyip koordine ettiklerine dair bir kısım yakınanların soyut beyanları dışında dosya kapsamında delil bulunmadığı, gerek telekomünikasyon yoluyla iletişimin kayda alınmasına ilişkin tutanaklarda, gerekse arama kayıtlarında da bu yönde bir bulguya rastlanmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların örgüt üyesi olduklarından bahisle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de; üye olmamakla birlikte örgütün gayesini bilerek yardım ettiklerinden hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı kanunun 85. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 220. maddesinin 6. ve 7.maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağının, değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b-Katılan ...’a yönelik eylemin; örgüt faaliyeti kapsamında işlenmediği, eylemin bireysel olarak gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında örgüt üyeliği suçundan beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 4)TCK'nın 54/1.maddesine göre; “kasıtlı bir suçtan işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolonur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması halinde müsadere edilir. Bu maddeye göre; müsadere edilecek eşya ya suçun işlenmesinde kullanılmalı, ya suçun işlenmesine tahsis edilmeli, ya suçtan meydana gelmeli, ya da suçun işlenmesi için hazırlanması gerekir. Kural olarak taşınması ve bulundurulması yasak olmayan eşya bu kapsamda değildir. 5237 sayılı TCK müsadere edilecek eşyaları sayma yolu ile tahdidi bir şekilde belirlemiştir. Suçun işlenmesinde kullanılan eşya, suçun işlenmesini kolaylaştıran suçun yerine getirilmesi ile doğrudan ilişkili bulunan, suç teşkil eden hareketler gerçekleştirmede fiilen kullanılan, suçun kendisi ile işlendiği ve suçun işlenmesinde yararlanılan her türlü araçtır. Suçun işlenmesine tahsis edilen eşya, suçun işlenmesi için sürekli bulundurulan suçun işlenmesi ve suç işlenmesinde kullanılmasına özgülenen eşyadır. Hal böyle olunca; Sanık ...’ın yakınan ...’e yönelik eylemlerden iddianamenin 1.f.eyleminde eşi adına kayıtlı ... plakalı araç ile gelip, yakınanı araca bindirip, zorla alıkoyduğu ve yağmaladığı, bu eylem dışında diğer eylemlerde aracın kullanılmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle araç malikinin çağrılarak aracın kendisi tarafından sanığa verilip, verilmediği sorulmadan, Olay yerine gelip, gidilme için bulundurulan otonun hürriyeti tahdit suçunun ve yağma suçunun işlenmesi için kullanılması zorunlu olduğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğuda karar yerinde deneteme olanak verecek biçimde açıklanıp, tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.