11. Ceza Dairesi 2012/22476 E. , 2013/16583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 1.6.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2008 tarih 2008/515 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, sanığın sahte belgelerle... adına çek hesabı açtırdığı ve açılan bu hesaptan sahte çekler tanzim ederek piyasaya sürdüğünün iddia edildiği, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 tarih 2008/28 esas 2009/84 karar sayılı mahkumiyet ilamının Dairemizin 13.10.2010 tarih 2010/13178 esas 2010/11128 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, temyiz incelemesine konu Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/62 esas sayılı dosyasında ise sahte açılan hesaptan keşide edilmiş ve başka bir mağdura verilen iki adet çekin dava konusu edildiği, 22.01.2010 tarihli iddianamede, ... adına evrak tanzim ederek çek hesabı açtırdığından bahsedilmesinin, 'sahte belgelerle başkası adına çek hesabı açtırmak' suçundan da dava açıldığının kabulü için yeterli olmadığı cihetle davaların mükerrer olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, II-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi