Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2013/19046 E. 2013/21384 K.

Yargıtay 2013-10-30 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2013/19046 E. , 2013/21384 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Özgürlüğü kısıtlama, Tehdit HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık ... hakkında özgürlüğü kısıtlama suçundan kurulan hükmün incelemesinde;

Müdafi, 5271 sayılı Yasanın 2/c maddesinde “Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukat” olarak tanımlanmış, yine aynı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrası “Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafinin yardımından yararlanabilir” düzenlemesini içermekte olup, anılan maddede “soruşturma ve kovuşturma” denilerek hukuki yardımın muhakemenin tüm evresini kapsadığı belirtilmiştir. Ceza muhakemesinde müdafi, şüpheli veya sanığın yardımcısı olarak kabul edilmektedir. Nitekim, bunun sonucu olarak Tebligat Kanununun 11/1.maddesinde vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı öngörülmüştür.

İncelenen dosya kapsamına göre; İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2012 gün ve 2011/462-2012/66 Esas- Karar sayılı kararının sanığın ve ... 24. Noterliği'nin 01.11.2011 gün ... sayılı vekaletname ile sanık tarafından atanan vekili Av. ... ...'ın yüzüne karşı verildiği, bu karara karşı süresinden sonra temyiz isteminde bulunan adı geçen vekilin temyiz isteminin mahkeme tarafından 25.05.2012 günlü ek karar ile reddedildiği, usulünce sanık vekiline tebliğ edilmesine karşın ek kararın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirilerek infaz için Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği;

Sanık Davut Haman'ın 30.04.2010 tarihli dilekçesinde özetle; savunmanın temyiz başvurusunda bulunduğunu ancak bir karışıklık nedeni ile bu başvurunun kabul edilmediğini ayrıca kararın tarafına tebliğ edilmeden kesinleştiğini bu nedenle eski hale getirilmesini ve temyiz hakkının verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, anılan gerekçeli kararın sanık ve vekilinin yüzüne karşı verildiği ve bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 40 ve devamı maddelerinde düzenlenen eski hale getirme müessesesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, sanığın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 21.11.2012 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık ...'in eski hale getirme talebi ile temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

II- O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz taleplerinin; sanık ... hakkında ...'na yağma suçundan kurulan beraat hükmüne; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'na yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne; sanıklar ..., ..., ve ... hakkında mağdur ...'na yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün, suç vasfında yanılgıya düşülerek yağma suçunu oluşturduğuna; sanık ... hakkında mağdur ...'na yönelik özgürlüğü kısıtlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla;

Sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdur ...'na yönelik tehdit suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'na yönelik Özgürlüğü kısıtlama suçlarından; anılan sanıkların savunmanlarının; kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun vasıflandırılmasında her hangi bir isabetsiz görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar ... , ..., ..., ... savunmanlarının bu yönde temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan, reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.