11. Hukuk Dairesi 2013/3280 E. , 2013/19085 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2012 tarih ve 2012/99-2012/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkili nezdinde konut sigorta poliçesi sigortalı bulunan konuta, davalıya ait olan sigortalı konuta temiz su getiren ana şebeke borusunun patlaması sonucu su sızdığını ve bu suretle konutta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 2.037,00 TL ödendiğini iler sürerek anılan meblağın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olay tarihinde ve sonrasında müvekkiline hasar ihbarı yapılmadığını, sigortalı yerin mimari projesine uygun olarak kullanıp kullanılmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın davalıya ait içme suyu borusunun patlaması sonucu, sigortalı konuta su sızması suretiyle meydana geldiğini, patlayan su borularının davalıya ait olduğu, bu nedenle hasardan sorumlu bulunduğu, hasar miktarının 2.037 olduğu gerekçesiyle anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişken oranda avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde, dava dışı Finansbank A.Ş. yararına "Dain-i Mürtehin" kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan bankanın sigortalı konut üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankadan alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif dava ehliyetine ilişkin olan ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.