Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2013/1224 E. 2013/17733 K.

Yargıtay 2013-10-07 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2013/1224 E. , 2013/17733 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2012/64-2012/673 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi 7. Sivil Hukuk Dairesi'ne açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ve yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini ileri sürerek, Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi 7. Sivil Hukuk Dairesi'nin 16.12.2009 tarih ve 7 O 347/08 numaralı kararının ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'ne Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden bu sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan Lahey sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmanın mümkün olduğu, Türkiye'nin ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile açıkça belirttiği, yabancı mahkeme kararının 15.01.2010 tarihinde postaya verilmek suretiyle ve iki hafta sonrası olan 29.01.2010 tarihi itibarı ile tebliğ edildiği kabul edilmek suretiyle 09.05.2011 tarihinde kesinleşme işleminin yapıldığı, buna göre söz konusu mahkemenin gıyapta verdiği dava ve tenfize konu kararın, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesi nedeni ile MÖHUK'nun 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, davacı taraf her ne kadar 17.09.2010 tarihinde davalı şirkete tebligat yapıldığını iddia etmiş ise de; söz konusu tebligatın düzeltme kararının tebliğine ilişkin olduğu, tenfize konu 09.05.2011 tarihinde kesinleşen yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.