11. Hukuk Dairesi 2012/1162 E. , 2013/18004 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.10.2011 tarih ve 2011/96-2011/49 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı... Nakliyat Kömür San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan “Menkul Rehni Sözleşmesi”ne istinaden müvekkili lehine rehnedilen Rus menşeli parça kömürün davalılardan ...'a yediemin teslim tutanağı ile yediemin olarak tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, adı geçen davalının da bu kömürlerle ilgili her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu kabul ettiğini, ancak anılan davalının taahhüt etmiş olduğu yükümlülüğü yerine getirmeyerek müvekkili banka lehine rehnedilmiş bulunan kömürlerin müvekkilinin yazılı muvafakati alınmadan antrepolardan taşınmasına göz yumarak denetim ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmediğini, davalı şirket ile de banka arasında antrepolara konulan rehinli kömürlerin muhafazası için anlaşma yapıldığını rehinli kömürlerin yerinde olmaması ve tam olarak teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili bankanın alacaklı olduğunun tespiti ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 100.000 ABD Dolarının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının dava dışı... Ltd. Şti.'ne ait stoklanan kömürlerin kendisinin yazılı onayı olmadan satılarak depodan çıkarılmasına 4 yıldır zımni olarak muvafakat verdiğini, bu suretle söz konusu uygulamanın teamül haline geldiğini, esasen davacı ile dava dışı anılan şirket veya onun yan kuruluşlarına verilen kredi ile ithal edilen kömürlerin satılmadan depoda bekletilmesinin kredi sözleşmesinin ruhuna aykırı olduğunu, davanın... Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İhbar olunan... Nakliyat Kömür San.ve Tic. Ltd. Şti., ihbara yanıt vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın, dava dışı şirketten alacağı olduğunu ve bunu tahsil edemediğini bu bakımdan rehin sözleşmesine dayalı olarak davalılara başvurduğunu ve bunun doğal sonucu olarak davalıların sözleşmeye
-/-
-2-
aykırı hareket ettiklerini ve zarara uğradığını somut kanıtlarla ortaya koyamadığı, depoda bulunan tüm malların sürekli olarak depodan çıkarılıp satıldığı ve yerine yeni kömürler geldiğinin davacının bilgisi dahilinde olup, bu kapsamda sonradan antrepoya taşınan malların rehine konu olmasının hukuken mümkün görülmediği, rehinli mallar üzerinde tasarruf edilmiş olmasına bağlı olarak rehin sözleşmesinin sona erdiği, bunun sonucu olarak da vedia ve antrepo sözleşmesinin de kendiliğinden ortadan kalktığı, somut olayın tamamen hukuksal niteleme ile çözümlenmesi gerekli olduğundan bilirkişilerin aksi yöndeki oy ve görüşlerinin mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasında yapılan sözleşmelere dayalı olarak davalılara teslim edilen kömür emtiasının davacıya istediği anda teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı banka ile davalı ... arasında düzenlenen 03.04.2007 tarihli “Yediemin Teslim ve Tesellüm Tutanağı” ile davacıya rehinli bulunan kömür emtiası korunması için davacı banka tarafından davalı ...'a yediemin sıfatıyla teslim edilmiş olup, anılan tutanakta söz konusu emtianın bankanın yazılı muvafakati olmaksızın kimseye teslim edilmeyeceği ve bankanın ilk talebinde derhal bankaya teslim edileceği hususları kararlaştırılmıştır. Aynı tarihte davacı banka ile davalı ...'in yetkilisi olduğu diğer davalı şirket arasında yapılan “Antrepo Senedi”nde ise dava konusu kömürün Trabzon'daki antrepolarında banka adına tutulduğu, malın ayrı bir bölmede depolandığı, mal üstündeki tüm hakların bankaya ait olduğu, ancak banka tarafından teleks/faks yoluyla gönderilen yetkiyle serbest kalabileceği hususları davalı şirket tarafından kabul edilmiştir. Banka tarafından davalı ...'a 09.04.2008 tarihinde gönderilen ihtarname ile yediemin ve antrepo senedine konu kömürlerin hazır edilmesi istenmiş ancak davalılar bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden işbu dava açılmıştır. Mahkemece, depoda bulunan tüm malların sürekli olarak depodan çıkarılıp satıldığı ve yerine yeni kömürler geldiğinin davacının bilgisi dahilinde olup, bu kapsamda sonradan antrepoya taşınan malların rehine konu olmasının hukuken mümkün görülmediği, rehinli mallar üzerinde tasarruf edilmiş olmasına bağlı olarak rehin sözleşmesinin sona erdiği, bunun sonucu olarak da vedia ve antrepo sözleşmesinin de kendiliğinden ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan değerlendirmede davacının üzerinde rehin hakkının bulunduğu davalılara teslim edilmiş emtianın depodan çıkarılarak satıldığı, bu hususu davacının da bildiği, rehin sözleşmesine konu malın satılmış olması nedeniyle rehin sözleşmesinin sona ermiş olduğu, buna bağlı olarak da davalılar ile yapılan vedia ve antrepo sözleşmelerinin de ortadan kalktığı sonucuna varılmıştır.Gerekçede dayanılan “Menkul Rehni Sözleşmesi” davacı ile dava dışı... Nak.Kömür San. Ltd. Şti. arasında yapılmıştır. Davalılar ile davacı banka arasında yapılan sözleşmeler ise rehin sözleşmesi olmayıp, bankanın üzerinde rehin hakkının bulunduğu kömürlerin korunması, saklanması ve banka tarafından istendiği anda bankaya teslim edilmesi yükümlülüklerini içeren yediemin ve saklatım sözleşmeleridir. Davalılar, anılan sözleşmeler ile söz konusu hususları yerine getirmeyi kabul ve taahhüt etmişlerdir. Bu itibarla, taraflar arasında rehin sözleşmesi olmadığı halde işbu davada rehin sözleşmesine dayalı olarak değerlendirmede bulunulması yerinde olmamıştır. Mahkemece rehin sözleşmesine konu kömürün satıldığı ve bunun da davacı tarafça bilindiği, rehin konusu kömürlerin satıldığı hususunu davacının bildiği halde itiraz etmeyip, buna izin verdikten sonra davalılardan teslimini istemesinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak da dava reddedilmiş ise de antrepo senedinde, davalılara teslim edilen kömürlerin depoda ayrı bir bölmede depolandığı belirtilmiştir. Bu durumda, davalıların saklaması için ayrı bölümde tutulan davaya konu kömürlerin satıldığı ve bunun da davacı tarafından bilindiği halde buna karşı çıkılmadığı hususları açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı ile davalılar arasında yapılan sözleşmelerde, bankanın yazılı muvafakati olmadan söz konusu kömürün kimseye teslim edilemeyeceği hususu da açıkça belirtilmiştir. Davacı işbu davada, davalıların sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davrandıkları iddiasına dayanmış, davalılar ise savunmalarında davacının saklatım sözleşmesine konu kömürlerin satılarak depodan çıkarılmasına zımni olarak izin verdiğini ileri sürmüş olmasına göre, davacının depodaki diğer kömürlerin değil de yediemin ve antrepo senedinde belirtilen koşullarda davalılara bıraktığı, bu sözleşmelerde yazılı miktar ve nitelikteki, ayrı bir bölmede tutulduğu belirtilen kömürün satılarak depodan çıkarıldığını bildiği ve bu duruma karşı çıkmadığı hususlarının davalılar tarafından ispatlanması gerekmektedir. O halde mahkemece, davacının davalılara bırakılan kömürün satılarak depodan çıkarıldığını bilip bilmediği, bu duruma izin verip vermediği hususlarının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.