(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/22353 E. , 2013/10510 K.
"İçtihat Metni"
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2009 gün ve 2009/408 Esas, 2009/408 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa göre, kayden 05.01.1995 doğumlu, hastane kaydına göre ise 22.12.1994 doğumlu olup suç tarihinde 14 yaş 10 ay 1 günlük olan mağdure ile sanığın anlaşarak kaçtıkları, bahçe işlerinde kullanılan dağ evinde bir süre kaldıkları, burada bir kez ilişkiye girdikleri, daha sonra resmi olarak evlendikleri ve bir çocuklarının olduğu ve halen de evliliklerinin devam ettiği olayda, sanığın duruşmada, ''kimliğini istedim, bana, aradım ancak bulamadım dedi, yaşının 15-16 olduğunu 1 yaş küçük yazıldığını söyledi'' şeklindeki beyanı ile yanılgısını dile getirmesi, adli tıp uygulamarına göre de bazen kemik yaşının hormon, beslenme fiziksel aktivite gibi faktörlerin tesiriyle gerçek yaşa göre farklılık gösterebileceğinin bilinmesi karşısında, TCK 30. maddesi hükümlerine göre hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak, mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit edip, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.