12. Ceza Dairesi 2012/32582 E. , 2013/19316 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle Yaralama Hüküm :Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 50/1, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet Sanık ... hakkında; CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in mahkûmiyetine, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii ile katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A.) Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Avukatlık asgari ücreti tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma konusu yapılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, B.) Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Olay günü gündüz saat 07:15 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 9 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz düz yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanık ...'in ışık kontrollü kavşakta, diğer sürücü Feramuz'un idaresindeki otomobile kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle çarpması şeklinde gelişen ve üçü nitelikli şekilde olmak üzere dört kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda; sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu nazara alınmadan 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması, keza tam kusurlu eylemiyle kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, bilirkişi raporuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, lehe hükümlerin uygulanmasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1.) Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi, keza bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması, 2.) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan ceza taksitlendirildikten sonra, TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin kararda belirtilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2. bendinin 3. paragrafının çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 6 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 180 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2. bendinin 4. paragrafının sonuna “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesine” cümlesinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.