Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

15. Ceza Dairesi 2012/519 E. 2013/14042 K.

Yargıtay 2013-09-25 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/519 E. , 2013/14042 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanık ...'nın, 12.04.2001 ve 01.05.2006 tarihleri arasında... Apartman'ın yöneticiliğini yaptığı, daha sonra yöneticiliği katılan ...'ın üstlendiği, apartman yönetimi adına katılan ...'ın sanığın belgelendiremediği açığı olduğunu tespit ettiği, mahkemece alınan bilirkişi mali müşavir ...'nun 19.01.2009 tarihli raporunda da sanığın 2001 (Nisan)-2002-2003-2004-2005 ve 2006 (Haziran sonu) dönemlerinde yöneticiliğini yaptığı ... Apartman'ın belgelerle ispat edemediği 7.769.25 TL'lik parasının uhdesinde olduğunun tespit edildiği, sanığın, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin "60 gün", "75 gün", "15 gün" ve "1240 TL" adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, "5 gün", "6 gün", "5 gün" ve "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.