11. Hukuk Dairesi 2012/16486 E. , 2013/14281 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ.
Taraflar arasında görülen davada Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/44-2012/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının Kırklareli Şubesi nezdinde hesabı olduğunu, bu hesaptan iradesi dışında internet yoluyla başkası adına havaleler yapıldığını ileri sürerek, 10.001,50 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmetinin uluslar arası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, davacıya internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, davacının kendisine tanımlanan parola ve şifresini koruyamayarak zarara kendisinin sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabından rızası hilafına elektronik ortamda yapılan para transferi işlemlerinden oluşan zararın bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden ve gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığı, bu nedenle davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.900 TL’nin 16.03.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Ancak, gerek dava dilekçesinden ve banka hesap hareketlerinden, gerekse de bilirkişi raporu içeriğinden, davacının hesabındaki paranın çekildiği ve dolayısıyla zararın oluştuğu tarihin 16.03.2007 olduğu sabit olup, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişi raporu sonuç kısmında hatalı olarak belirtilen 16.03.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli olmayıp, davalı bankanın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasında geçen “...16/03/2006...” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “...16/03/2007...” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenerek bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.