11. Ceza Dairesi 2012/22257 E. , 2013/10776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ...,.., ..., ... ve ... haklarında; Beraat
I-Dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nun mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik, sanıklar ... ve ... müdafıleri ile sanık ... ve katılan SGK vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in beraatlerine dair hükümlere yönelik olarak da katılan SGK vekili ve ayrıca sanık ... yönünden Cumhuriyet savcısının da temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçlarının tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar ..., ... ve ...'nun lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının suçların işlendikleri tarihlerden ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in lehine olan 765sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen aslı dava zamanaşımlarının kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar ... ve ... müdafıleri ile sanık ..., katılan SGK vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8 ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının da 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık ... hakkında 23.02.2005 tarihli iddianame ile görevi kötüye kullanmak suçundan açılıp Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2005 gün 236-1081 sayılı ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında 24.05.2005 tarihli iddianame ile memurun resmi belgede sahteciliği suçundan açılıp Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2005 gün 178-271 sayılı kararları ile birleştirilmelerine karar verilen davalarda sanıkların beraatlerine dair hükümlere yönelik olarak katılan SGK vekili ile ayrıca sanık ... yönünden Cumhuriyet savcısının da temyiz itirazlarına gelince: 23.02.2005 tarihli iddianamede; Bahçecik Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanık ...'ın 2004 yılı içerisinde değişik tarihlerde Ecem Eczanesi kalfasının hastalar olmaksızın getirdiği karnelere hastaları görmeden reçete yazarak görevini müteselsilen kötüye kullandığından bahisle 765 sayılı TCK.nun 240 ve 80. maddeleri uyarınca, 24.05.2005 tarihli iddianamede; Bahçecik Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanık ...'ın, Ecem Eczanesinin sahibi ... ve kalfası ... ile yaptığı anlaşma üzerine onların temin ettiği sağlık karnelerindeki reçeteleri sahte olarak düzenlediğinin ve bunlardan bir kısmının eczanede yapılan aramada ele geçirildiğinin anlaşılması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların 765 sayılı TCK.nun 339/1 ve 80. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davaları açılması, 16.06.2005 gün 3 sayılı teftiş kurulu raporunda özetle; doktor olan sanık ...'ın hastaları muayene etmeden Ecem Eczanesi kalfasının getirdiği sağlık karnelerine müteselsil sıra takip eden gruplar halinde reçeteler düzenlediğinin ve bir kısım hastaların, sanık doktorun görev yaptığı sağlık ocaklarına hiç gitmediklerini, ona muayene olmadıklarını, reçetelerdeki ilaçları almadıklarını beyan ettiklerinin iddia olunması, 06.10.2006 gün 2 sayılı teftiş kurulu raporunda ise özetle; Ecem Eczanesinde 16.12.2003 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen sağlık karnelerinden bir kısmının içerisindeki reçetelerin sanık ... tarafından düzenlenmiş olduğunun ve sağlık karnelerine iliştirilmiş küçük not kağıtlarında yazılmış ilaçların bu reçetelere yazılmış olduğunun iddia olunması ve sağlık kurulu raporu bulunmaksızın bir doktorun hastayı görmeden, muayene etmeden düzenlediği reçetenin memurun (kamu görevlisinin) resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu reçetelerin düzenlendiği sağlık kuruluşlarından suç tarihlerindeki poliklinik defterleri getirtilip incelenerek, reçetelerde adları geçen hastaların kayıtlı olup olmadıkları, reçetelerdeki ilaçların sağlık kurulu raporuna dayanılarak yazılıp yazılmadığı araştırılıp, soruşturma sırasında bilgilerine başvurulan sağlık görevlileri ve adlarına sahte reçeteler düzenlendiği iddia olunan hastalar ile yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenmeleri, hastaların, sanık doktora muayene olup olmadıkları, reçetelerde yazılan ilaçları alıp almadıkları, reçetelerde belirtilen hastalıklarının bulunup bulunmadığının sorulup, gerektiğinde yazılan ilaçların teşhislere uygun olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla tespit ettirilip, toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, eksik inceleme sonucu dava konusu sahtecilik eylemleriyle ilgili uzmanlığı ve yeterliliği bulunmayan Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşup mahkemece takdir edilmesi gereken suçun sabit olup olmadığı hususunu tartışan ve hastaların muayene edilmeden düzenlenen reçetelerin disiplin suçu dışında suç oluşturmadığına dair kanaat bildiren isabetsiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde sanıkların beraatlerine hükmolunması, Yasaya aykırı, katılan SGK vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.