Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Ceza Dairesi 2012/21772 E. 2013/16070 K.

Yargıtay 2013-06-24 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Ceza Dairesi 2012/21772 E. , 2013/16070 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanığın katılan bankanın ... ve ... şubelerinde servis görevlisi olarak çalıştığı 07/02/2004 - 18/07/2006 tarihleri arasındaki dönemde, banka müşterilerinin hesabından gerçekleştirdiği 17 farklı işlem sonucunda zimmet suçunu işlediği, değişik zamanlarda işlenen bu eylemlerin dosya kapsamından sanığın, aynı suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirdiği anlaşıldığından tüm eylemlerinin zincirleme işlenen suç olarak kabulü gerekirken ... Şubesindeki eylemleri ile ... Şubesindeki eylemlerinin ayrı ayrı suç olarak kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş tediye fişi kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak; sanığın mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasında a, b, d ve e bentlerinde belirtilen hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı madde ve fıkranın c bendindeki hak yoksunluklarının ise aynı maddenin 3.fıkrası gereğince kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'ın davaya katılmasına karar verilmesi ve hakkında katılma kararı da bulunmayan şikayetçi ... ile birlikte adının gerekçeli kararda "katılan" sıfatıyla yazılması. Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2013 günü