Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2012/5772 E. 2013/9467 K.

Yargıtay 2013-05-23 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2012/5772 E. , 2013/9467 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, tarımsal sulama abonesi davacıların davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 1.8.2005 ve 31.10.2007 tarihli otomatik dönem tahakkukları ile 13.8.2006, 26.7.2007, 12.5.2009 ve 6.11.2009 tarihli kaçak elektrik kullanım tahakkuklarından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan ikinci rapor esas alınarak istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Dosya kapsamında bulunan birinci raporda davacıların toplam 26.900,84 TL borçlu oldukları belirtilmiş, tarafların itirazı üzerine alınan ve hükme dayanak yapılan ikinci raporda ise davacıların toplam 101.608,57 TL borçlu oldukları hesaplanmıştır. Bu haliyle raporlar arasında çelişki mevcut olup mahkemece aralarında ziraat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılıp çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmemiştir. Ne var ki, yargılama sırasında 6111 Sayılı Yasa 25.02.2011'de yürürlüğe girmiştir. 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17/10-a maddesinde; "Türkiye Elektrik Dağıtım Şirketinin (TEDAŞ) veya bu şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4.12.1984 tarihli ve 3096 Sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu kanunun yayınlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer'iler yerine bu kanunun yayınlandığı tarihe kadar sözkonusu alacakların asıllarına TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer'ilerin tamamının tahsilindan vazgeçilir" hükmü yer alırken maddenin devamındaki (b) bendinde "(a) bendinde sayılan kuruluşların tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olanların asıllarının tamamının, bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunularak ilk taksit bu kanunun yayımını izleyen dokuzuncu aydan başlamak üzere ve her yıl ilk taksidin tekabül ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu alacakların ödenen kısmına isabet eden fer'ilerin tahsilinden vazgeçilir. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden kaynaklanan alacakların bu kanunda belirtilen taksit ödeme zamanını alacakların bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin hasat dönemleri dikkate alınarak değiştirmeye şirket yönetim kurulları yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Dava konusu olayda, normal ve kaçak elektrik tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen elektrik kullanımının 6111 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı, davacıların Tasfiye Yasası niteliğinde bulunan 6111 Sayılı Yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davacıların yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Mahkemece davacıların 6111 Sayılı Yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatlarının olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın davacı ... ve ...'e iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.